(743 S. K. m. 705, 840, 576)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.4.2000 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.5.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, haricen satın aldığı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedelinin tazminat olarak ödenmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan 350 milyon lira aldığını, 300 milyon lira daha ödendiğinde tapuyu vereceğini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescile hükmedilmiş, verilen bu karar, taraflar arasında mülkiyet nakil borcunu doğuracak nitelikte resmi bir belge bulunmadığından tapu iptali ve tescile yönelik istemin reddine karar verilmesi gerektiği yönünden bozulmuştur.
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyize getirmiştir.
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı yan, birden fazla istemde bulunuyor ve asıl istemi kabul edilmediği takdirde yardımcı istemi hakkında karar verilmesini istiyorsa, kademeli istem söz konusudur ve bu durumda asıl istemin reddi halinde yardımcı istemin incelenmesi gerekir. Somut olayda da, öncelikle tapu iptali ve tescil bu kabul edilmediği takdirde tazminat talep edilmiştir. Tapu iptali ve tescil davası reddedildiğine göre, mahkemece, kademeli isteme ilişkin araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu yönde olumlu ya da olumsuz herhangi bir kararın verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz istek halinde yatırana geri verilmesine, 26.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy