(743 S. K. m. 931)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve yol olarak terkin davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 11.5.2001 gün ve 2001/3143-3509 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, davalıya ait 12 parsel sayılı taşınmazın 1, 2, 3 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tevhit ve ifrazı sonucu oluşan 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlardan birisi olduğunu, evveliyatında kendisine ait 9 parsel sayılı taşınmaz ile 1 ve 10 parsel sayılı taşınmaz arasında kadim patika yol bulunduğunu ileri sürerek, şimdi davalıya ait taşınmaz içerisinde kalan kadim yolun tapusunu iptalini istemiştir.
Davalı, iyi niyetli alıcı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı hükmü temyiz etmiştir. Dairemizce, dava konusu yerin daha önce özel müşterek yol olarak hükmen tesciline karar verildiği, tapu kayıtlarında buna ilişkin herhangi bir takyit olmadığı bu nedenle de davalının Medeni Kanunun 931. maddesinden yararlanacağı gerekçeleriyle, yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Bu kez davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, tapu iptali ve yol olarak terkin isteğine ilişkindir. Davacı, 12 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kadim yolu bulunduğunu ileri sürmektedir. 12 parsel sayılı taşınmaz 1, 2, 3 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tevhit ve ifrazı sonucu oluşmuştur. Davacı, temyiz edilmeden kesinleşen 1987/593, 1988/187 sayılı davada kadim patika yolun 1 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde tescil edildiğini ileri sürerek aynı konuda dava açmıştır. Bu davasını kayıt maliklerine karşı yöneltmiş, yargılamaya katılan kayıt maliklerinden Mustafa O.'ın kabulü ve yapılan keşif sonucu, eskiden mevcut patika yolun 1 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar kapsamında kalan yerin tapusunun iptali ile müşterek yol olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Burada öncelikle davacının kadimlik iddiası üzerinde durmak gerekir. Davacı kesinleşen davada ve eldeki davada dava konusu yerin kadim olduğunu ileri sürmektedir. Bu iddianın kanıtlanması halinde davalının Medeni Kanunun 931. maddesinden yararlanması olanağı yoktur. Kadimlik iddiası her iki davada da yeterince araştırılmamıştır.
Kesinleşen 1987/593-1988/187 sayılı davada kayıt maliklerinin davaya itiraz etmemeleri nedeniyle mahkemece dava kabul edilmiş, yolun kadim olup olmadığı araştırılmamıştır. Açıklanan durum karşısında yolun özel yol olduğunun kabulü olanağı da yoktur. Bu durumda, dava konusu taşınmazların ve komşu taşınmazların tüm geldi kayıtlarının getirtilmesi ve yöreyi iyi bilen ve dava konusu yerin yol olarak kullanılmasında yararı olmayan yansız yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yapılacak keşifte uygulanması gerekir. Ayrıca, keşifte kadimlik iddiası da araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu yönde araştırma ve inceleme yapılmadan, daha önceki eksik araştırmaya dayalı ve dava konusu yerin niteliğinin tam olarak saptanmadığı ilam gerekçe gösterilerek, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerektiğinden karar düzeltme istemi kabul edilmiştir.
Yukarıda yazılı gerekçelerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.5.2001 tarihli bozma ilamı kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 26.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy