(743 S. K. m. 650, 651)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.8.1993-10.6.1999 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.12.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 9.10.2001 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hazine vekili Av. A. Örücü geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra davacı Hazine vekilinin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava; Medeni Kanunun 650 nci maddesi uyarınca temliken tescil isteğine ilişkindir.
Mahkeme; davanın kısmen kabulüne karar vermiş, hükmü; her iki taraf vekili de temyize getirmiştir.
Medeni Kanunun 650 nci maddesine dayanan temlik isteğinin kabul edilebilmesi için muhdesat sahibinin iyi niyeti yanında ayrıca muhdesatın daimilik arz eden, kalıcı ve esaslı nitelikte olması, işgal ettiği arz bedelinden fazla değerde bulunması ve yıkımın ya da sökümün aşırı zarar doğurması koşullarının da gerçekleşmesi zorunludur. Olayda muhdesatın Medeni Kanunun 650 nci maddesi anlamında iyi niyetle yapıldığı kanıtlanamadığı gibi su deposu niteliğindeki muhdesatın Medeni Kanunun 650 nci maddesine göre tescili gerektiren türden olmadığı da anlaşıldığından temlik tescil isteğinin kabulü doğru görülmemiştir.
Kabule göre de su deposunun kapladığı zeminin dava günündeki değeri yerine su deposunun değeri olan 850.000.000 liranın tazminat bedeli olarak davalıya ödenmesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 09.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy