(3402 S. K. m. 41)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.1.1999 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.3.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, 459 ve 460 parseller ile 1489 parsel sayılı taşınmazlar arasında tersimat hatası bulunduğu gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayı Yasanın 41. maddesi uyarınca düzeltme yapıldığını, bu düzeltmenin kendi aleyhine olduğunu ileri sürerek yapılan düzeltme işleminin iptalini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tersimat hatasının düzeltilmesine ilişkin yapılan işlemin doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava, 3402 sayılı yasanını 41. maddesine göre yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. Anılan maddeye göre; kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin başvurusu üzerine veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir. Düzeltme işleminin ilgililere tebliğinden sonra, 30 gün içerisinde işlemin iptali için Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmadığı takdirde işlem kesinleşir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazlar arasında 363 numaralı kırık noktanın yanlış tersim edildiği gerekçesiyle düzeltme yapılmıştır. Ancak, teminat hatası düzeltilirken, davacıya ait taşınmazlardan bir miktar yer davalılar taşınmazına eklenmiş ve böylece çapta yapılan değişiklik ile mülkiyet nakli oluşmuştur. Bu şekildeki düzeltmeler yukarıda açıklanan maddeye aykırıdır. Sorun ancak yasal süresi içinde açılacak tapu iptali ve tescil davası ile çözümlenebilir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece, mülkiyet nakline neden olacak şekilde yasaya aykırı olan düzeltme işleminin iptaline karar vermek gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda yazılı gerekçelerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan teniyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 26.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy