(1086 S. K. m. 237, 445, 446)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.7.1998 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın, önlenmesi, kal ve tazminat, birleştirilen davada ise, yargılamanın yenilenmesi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen karşı davanın ise kısmen kabulüne dair verilen 26.4.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, davalının 29 ada 1 parsel sayılı meraya el attığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi kal ve tazminat istemiştir.
Mahkemece, davalının ürünü kaldırdığından elatmanın önlenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kal ve tazminat istemlerinin ise kabulüne dair verilen ilk hüküm, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce özetle "Hazinenin yaptırdığı tespit sırasında davalının tecavüzünün varlığı saptanmış bulunduğu halde, konusu kalmadığından elatma hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru görülmediği" gerekçesi ile bozulmuştur.
Davalı, bozma ilamından sonra açmış olduğu karşı davada; Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.2.1999 gün 1998/192 esas, 1999/20 karar sayılı, 12.2.1999 gün 1998/186 esas, 1999/17 karar sayılı kesinleşmiş ilamları ile bozmadan önce verilmiş olan kararın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olduğunu ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini istemiştir.
Mahkemece, her iki dava birleştirilerek, elatmanın önlenmesi kal ve tazminat davasının kabulüne, Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.2.1999 gün ve 1998/186 Esas, 1999/17 Karar sayılı ilamının ise, iptaline karar verilmiştir.
Hüküm, davacı-davalı Hazine vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Dosya kapsamı, toplanan deliller ve mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen, 24.4.2001 tarihli uzman bilirkişi raporundan, Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.2.1999 gün 1998/186 Esas, 1999/17 Karar sayılı davası ile işbu (ikinci) davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olduğu ve ilk kararın kesinleşmiş bulunduğu saptanmıştır.
Yargılamanın yenilenmesi HUMK. nun 445 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olağanüstü bir yasa yoludur. Anılan yasa hükümlerine göre, tarafları, sebebi ve konusu aynı olan bir dava hakkında birbirine aykırı, kesinleşmiş iki hükmün bulunması halinde yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilir.
Somut olayda, tarafları, sebebi ve konusu aynı olan birbirine aykırı kesinleşmiş iki hüküm söz konusu değildir. Hazine tarafından açılarak elatmanın önlenmesi, kal ve tazminata hükmolunan Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.2.1999 gün, 1998/186 Esas, 1999/17 Karar sayılı ilk davanın tarafları, konusu ve sebebi ile işbu (ikinci) davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olduğu anlaşılmış ise de, birbirine aykırı kesinleşmiş iki hüküm söz konusu değildir. Bu durumda, Mahkemece, Hazinenin açmış olduğu ikinci davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerekirken, 12.2.1999 gün 1998/186 Esas, 1999/17 Karar sayılı ilamın iptaline karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy