(743 S. K. m. 668)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 15.6.1998 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 5.7.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, M.K. nun 668. maddesi gereğince mecra hakkı tesisi isteğine ilişkindir. Davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar hükmü temyize getirmiştir.
Bu tür davalarda leh ve aleyhine mecra kurulacak taşınmazların tapuda kayıtlı olmaları ve bu taşınmaz maliklerinin davada yer almaları gereklidir. Bir kimse komşularından yasal şartlara uygun olarak izin almadan onların taşınmazlarından mecra geçirmez. Ayrıca, bu mecra hakkının kesintisiz bağlantısının sağlanabilmesi için leh ve aleyhine irtifak hakkı kurulan taşınmazlar ile aradaki mevcut tüm taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesisi gerekir. Bunun için eğer ihtilafsız taşınmaz malikleri rıza gösterirse davacıya önel verilerek onlar hakkında tapuda akdi irtifak hakkı kurulduktan sonra davacı taşınmazı ile bağlantısı sağlanarak havai hattın geçirilmesi temin edilmelidir.
Somut olayda davacı, kuzeydeki tapulu taşınmazı lehine, davalı taşınmazlarından irtifak hakkı tesisi istemiştir. Davacının taşınmazı ile, teleferik hattının son bulduğu yerdeki davalı Ayser Çakıroğlu taşınmazı arasında dava dışı, aynı zamanda tapuda kayıtlı olup olmadığı da belli olmayan bir kısım taşınmazlar daha vardır. Hüküm ise sadece davalılara ait taşınmazlar aleyhine kurulmuştur. Teleferik hattının başladığı yerden sona erdiği yere kadar gerekli bağlantı sağlanmamıştır.
Öte yandan, M.K. nun 668. maddesinin öngördüğü hakların tesisi, taşınmazların tapu siciline kayıtlı olmaları halinde mümkündür. Bu itibarla, diğer taşınmazlar hakkında da tapuya kayıtlı değil iseler öncelikle tapuya tescilleri için ve daha sonra da tapuda akdi irtifak hakkı kurulması veya dava yoluyla bağlantıyı sağlayacak şekilde mecra tesisi için davacıya mehil verilmesi gerekirken, gerekli bağlantı sağlanmaksızın sadece davalı taşınmazlarını kapsar şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de; hüküm tesis edilirken Fındıklı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tescile ilişkin karar gereğince, dosya içersindeki 18.5.2001 tarihli rapor ve krokide (B) ile gösterilen taşınmazın davalı Ayser adına (C) ile gösterilen taşınmazın ise davalı Celal adına kayıtlı olduklarının, gözetilmemesi de doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy