(743 S. K. m. 618)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 7.8.2000 ve 17.10.2000 gününde verilen dilekçeler ile su yoluna elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3.7.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, sulama arkına vaki elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı, tapuda murise adına kayıtlı bulunan ve haricen yapılan taksime göre kullanmakta olduğu taşınmazını, davalı adına kayıtlı taşınmazdan geçerek kendi taşınmazına ulaşan arktan sulamakta iken davalının arka toprak dökerek kapattığını ve suyun geliş yönünü değiştirdiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde nizalı arkın kırk yıldır davalı taşınmazından geçtiğini, önceki malikler bu duruma itiraz etmez iken taşınmazım sonradan tapudan devralan davalının dava açılmadan önceki tarihlerde müdahale ederek arkı kapattığını belirtmiştir. Görüldüğü üzere davacının arkın kadim olduğuna dair bir iddiası bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ile davacı tanıkları da arkın kullanım süresine ilişkin olarak muhtelif beyanlarda bulunmuşlardır. Bu itibarla; dosya kapsamına, toplanan delillere göre dava konusu arkın kadim bir su yolu olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davacının Darende Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/22 D. İş sayılı dosyasında yaptırdığı tespit gereğince taşınmazının sulanamaması sonucu, yonca ve mısır ürününde meydana gelen zarar yanında, meyva ağaçlarındaki verim kaybı ile ilgili olarak gerek tespit, gerekse dava tarihi itibariyle henüz gerçekleşmemiş olan 2001 ve 2002 yıllarına ilişkin zararlarının tazminine de karar verilmesi yerinde olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy