(743 S. K. m. 611, 612)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.6.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.6.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu 24 parsel sayılı taşınmazda müstakilen, 26 parsel sayılı taşınmazda ise davalı ile müşterek olarak malik olduğunu belirterek, tapu kayıtlarının iptali ile her iki parselin de ( 1/2 ) paylı olarak davalı ve kendi adına tescili isteminde bulunmuştur.
Davalı, kadastro tespitinin mirasçılar arasında yapılan taksim sözleşmesine uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Medeni Kanunun 611. maddesi "hisselerin teşkil ve kabzını yahut taksim mukavelesinin akdini müteakip, taksim; mirasçılar için lüzum ifade eder, taksim mukavelesi, yazılı olmadıkça muteber olmaz" hükmünü, 611 maddesi ise, "Miras haklarının temlikine müteallik mirasçıların birbirleriyle akdedeceği mukaveleler ile hayatta bulunan ana yahut babanın müteveffa karı ve kocasından olan çocuklarıyla bu çocuklara müteveffadan isabet eden hissesinin temlikine müteallik akdedecekleri mukavelenin yazılı olması şarttır..." hükmünü içermektedir.
Somut olayda; davacı, dava konusu 24 ve 26 nolu parseller ile dava dışı
23 ve 27 nolu parsellerin öncesinde bir bütün iken davalı ile ortak murisi olan annelerinden intikal ettiğini, mirasçılardan Emine'nin miras payını kendisine devrettiğini kadastro çalışmaları sırasında 26 ve 27 nolu parseller ile 24 nolu parselin ( 1/4 ) payının adına, 23 nolu parselin diğer mirasçı Sami Uçar adına ve 24 nolu parselin ( 3/4 ) payının da davalı Berat Uçar adına tescil edildiğini oysa, mirasçı Emine' nin miras payını kendisine devretmiş olması sebebiyle 24 ve 26 nolu parsellerin ( 1/2 ) paylı olarak davalı ve kendi adına tescilinin gerektiğini belirtmiştir. Ancak davacı tarafından Medeni Kanunun 611. ve 612. maddeleri hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş yazılı bir sözleşme sunulmamış olmakla, taksimin ve miras payının devrinin kanıtlanamadığı mahkemenin de kabulünde olduğu halde yazılı olduğu şekilde ve hukuki olmayan gerekçelere dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine 1.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy