(4342 S. K. m. 8, 9)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.10.1992 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.11.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, mera iddiasına dayalı tapu iptali ve sınırlandırma istemine ilişkindir.
Dava konusu 4,5 ve 419 parsel sayılı taşınmazlar, tapulama çalışmaları sırasında tapu kaydır a istinaden dava dışı 416 ve 431 sayılı parseller ile birlikte davalılar adına tespit ve tescil edilmiş, davacı Hazine bu taşınmazların aslında mera olduğunu, bu konuda kesin hüküm bulunduğunu ileri sürerek iptal ve sınırlandırma istemiştir.
Davalılar ise nizalı taşınmazların mera olmadığım, tapulu mülkleri olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazların davalıların dayandığı tapu kapsamında kaldığı belirtilmiş olduğundan mahkemece; mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile Ziraat Mühendisi bilirkişi raporlarına itibar edilerek çekişmeli yerin mera olmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş, davacı Hazine vekili hükmü temyize getirmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm tesisi için yeterli değildir. Dosya içindeki mevcut belge ve bilgilere göre dava konusu yerle ilgili olarak Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin 1955/15 esas sayılı dosyasında, davalıların babası Hilmi Orhan tarafından tapu kaydına dayanılarak dava dışı Mumcular Köyü aleyhine elatmanın önlenmesi davası açıldığı, mahallinde yapılan keşifte Krokide 3 numara ile gösterilen 26.438 metrekare sahanın dayanak tapu hudutları dışında kaldığı, çekişmeye konu yerin Mumcular Köyüne ait mera olduğu anlaşıldığından bu yer hakkında açılan davanın reddine karar verildiği, hükmün taraflara tebliğ edildiği, temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/55 esas sayılı dosyasında ise; Mumcular Köyünün, Ahmet ve Hasan Orhan aleyhine dava açarak meraya elatmanın önlenmesini istediği, davalıların davaya verdiği cevaplarında nizalı yerin köy merası olduğundan bahisle Sulh Ceza Mahkemesinin 1962/118 esas sayılı dosyasında haklarında ceza davası açılmış ise de bu davadan beraat ettiklerini savunarak davanın reddini istedikleri, daha önce görülüp kesinleşen 1955/15 esas sayılı dosyada verilen hükmün mahallinde tatbiki sonucu hükümde sınırları belirtilen 26.438 metrekare yerin mera olduğunun tespit edildiği belirtilmektedir.
Mahkemece, 21.10.1999 tarihinde yapılan keşifte davalıların dayandıkları 18.1.1960 tarihli 11 numaralı tapu kaydının zemine uygulandığı ancak yukarıda sözü edilen kararlarda mera olarak tespit edildiği anlaşılan yerlere ilişkin sınırların gerektiği şekilde uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/55 ve 1955/15 esas sayılı dosyalarının yangın sonucu ortadan kaybolduğu dosya içinde bulunan 11.5.1992 tarihli yangın tespit tutanağından anlaşılmakta ise de, bu davalarda taraf olan köy muhtarlığından sorulmak suretiyle ve ceza davası dosyası merciinden istenerek, daha önce görülüp sonuçlanan bu davalarda mera olduğu tespit olunan nizalı yere ilişkin bilirkişilerce tanzim edilmiş harita veya krokilerin mevcut olup olmadığı araştırılmalı, mahallinde yeniden keşif yapılarak 1964/55 ve 1955/15 esas sayılı dosyalarda verilen hükümlerde belirtilen sınırların tesbit imkanı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy