(743 S. K. m.935, 659)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.2.1998 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim, soyisim ve baba ismi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.5.1999 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapuda isim, soyisim ve baba ismi düzeltilmesi isteğine ilişkinidir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyize getirmiştir.
Davacılar vekili, dava konusu taşınmazlarda bir kısım maliklerin isim ve soyisimlerinin düzeltilmesini ve bununla birlikte tapu maliki olan bir kısım murislerin de tapuda yazılı olmayan veya yanlış yazılan soy isim ve baba isimlerinin düzeltilmesini istemiştir.
Tapuda isim, soyisim, baba ismi v.b. düzeltme davaları ile tapu kaydındaki malike ait nüfus bilgilerinde yanlışlık olduğu takdirde bu kayıtların düzeltilerek nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesinin sağlanması amaçlanmıştır.
Kural olarak tapuda malik ve sağ olan herkes kendisi ile ilgili isim, soyisim, baba ismi v.b. gibi düzeltme davalarını açabilirler. Tapu kaydında malik olan kişi ölmüş ise bu kişinin mirasçıları da kendi miras bırakanları ile ilgili bu kabil istemde bulunabilirler.
Dava konusu taşınmazlarda, isim, soyisim ve baba isimlerinin düzeltilmesi istenen miras bırakanlara ait veraset ilamları dosyada bulunmaktadır. Buna göre düzeltme istenen miras bırakanların mirasçılarının
bir kısmı davacı sıfatı ile davayı açmış, diğer mirasçıları da davalı olarak göstermişlerdir. Mirasçılardan Fatma ........ın kendisi ve murisleri yönünden açtığı dava için vekaletnamesi ve muvafakatı bulunmaması nedeniyle Medeni Kanunun 581. maddesi hükmünün yerine getirilmediği gerekçesi ile verilen önceki bozma kararımıza uyularak, Fatma .......a ait vekaletnamenin ibrazı ile bu eksiklik giderilmiştir. Davalı olarak gösterilen bir kısım mirasçıların davaya muvafakatlarının da sağlandığı görülmektedir. Davacı Ali ...... tapuda hem kendi isminin düzeltilmesi hem de murislerine ait kayıtların düzeltilmesi isteğiyle davacı sıfatı ile davada yer almıştır. Sonradan vekilini azletmiş olması murisleri yönünden iştirak halinde malik olması nedeniyle başlangıçtaki muvafakatını ortadan kaldırmaz.
Ancak davalı gösterilen mirasçı Melihat Ö........in davaya muvafakatı bulunmadığı gibi vekili olan Avukat Süleyman ... de duruşmada davanın reddi isteğini beyan etmiştir. Melihat ..., tapuda soyisim ve baba isimlerinin düzeltilmesi istenen Mehmet ... ve Osman ......in mirasçısıdır. İştirak halinde maliklerin birlikte hareket etmeleri zorunludur. Melihat ....in mirasçı olarak davaya muvafakatı bulunmadığına göre, davayı açmış olan ortaklar (davacılar) vekiline mehil verilmek suretiyle murisler .... ve Osman .......in terekelerine mümessil tayin ettirmesi sağlanıp, onun huzuru ile davaya devam olunarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bir kısım ortakların muvafakat etmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozmaya göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 9.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy