(743 S. K. m. 661, 664)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 7.10.1997 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 18.7.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, komşuluk hukukuna aykırı, davranışın giderilmesi isteminden ibarettir. Davacı, müşterek sınıra çok yakın mesafede dikilen kavak ağaçlarının taşınmazına gölge yaparak zarar verdiğini iddia etmiş; bu husus ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 21.5.2001 tarihli rapor ve tarihsiz ek rapor ile sabit olmuştur. Medeni Kanunun 664. maddesi uyarınca dalların komşu araziye geçmesi ve zarar vermesi unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir ise de Medeni Kanunun 661. maddesi uyarınca müstakilen dikilen kavakların dallarının kesilmesi dahi zararı önlemeye yetmeyeceği ve zarar vermeye devam edeceğinin anlaşılması halinde kavakların kökten kesilmesine dahi karar verilebilir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere göre, davacının aşağıda belirtilen hususlar dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
Bilirkişi raporunda 32 sayılı parselde bulunan 27 adet kavak ağacının 33 sayılı komşu parsele gölgeleme yaparak verdiği zararın tamamen ortadan kaldırılabilmesi için ağaçların toprak seviyesinden itibaren kesilmesi gerektiği açıkça belirtilmektedir. Söz konusu kavak ağaçlarının kısa ömürlü sanayi bitkisi olduğu, muhafazasında zaruret bulunmadığı da nazara alınarak dipten kesilmesine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 08.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy