(818 S. K. m. 162, 163, 164, 355)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.11.1999 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı. tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.3.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca İncelenmesi dayalı M.Ö. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, arsa maliki ile yüklenici arasındaki inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan binada yükleniciye edim karşılığı bırakılan bağımsız bölümlerden çekişmeli olanını yükleniciden harici sözleşme ile satın aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemektedir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı arsa maliki vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Kural olarak; arsa maliki ile yüklenici arasında kat karşılığı inşaat yapılması hususunda sözleşme düzenlendiğinde ve sözleşme koşulları yerine getirildiğinde yüklenici kişisel hak kazanır. Yüklenici bu kişisel hakka dayanarak arsa sahibinden kendisine bırakılan bağımsız bölümlerin mülkiyetlerinin adına nakledilmesini isteyebilir veya Borçlar Kanunun 162. ve izleyen maddeleri uyarınca yazılı olmak koşulu ile arsa sahibinin olurunu almaya gerek görmeden üçüncü kişilere söz konusu kişisel hakkını temlik edebilir. Üçüncü kişi de gerek sözleşme yaptığı yükleniciye, gerekse arsa sahibine karşı temellük ettiği bu hakkı ileri sürme olanağına sahiptir. Ancak tescilin sağlanabilmesi için, yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirmiş olması yada eksik bırakılan iş var ise bunların arsa sahibince katlanılabilecek ve pek az boyutta olması koşuluyla, yüklenici yada onun halefi olan kişilerce tamamlanması veya bedelinin ödenmesi gerekir.
Somut olayda; Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durulmamış ve yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediği araştırılmamıştır. İnşaat Sözleşmesinin 6.maddesinde; inşaatın başlamasından bitimine kadar inşaatla ilgili olarak plan, proje masrafları, işçilik, S.S.K. primleri malzeme masrafları ve inşaatla ilgili her türlü masrafların yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmıştır. Yine inşaat sözleşmesinin 10. maddesinde de arsa sahibine isabet eden dairelerin iskan ruhsat harçları ile elektrik ve su abone masrafları kendilerine ait olacaktır. İş takibinin yükleniciye ait olacağı öngörülmüştür. Bu yükümlülüklerin de yerine getirildiği kanıtlanmamıştır. Öncelikle, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde tüm binanın bağımsız bölümlerin tamamen yapılıp yapılmadığı varsa eksikliklerin nelerden ibaret olduğunu, bu noksanlıkların binanın tümünün bitmesi durumu gözetilerek yüzde kaça tekabül ettiğinin bilirkişilere tespit ettirilip, açıklattırılması gerekir: Bu saptamadan sonra da, inşaat sözleşmesinin yukarıda yazılı maddelerindeki yükümlülüklerde göz önüne alınarak noksan işlerin ya yüklenici tarafından, onun olmaması veya yüklenmemesi halinde akdi halefleri tarafından yerine getirilip getirilemeyeceği üzerinde durulup, haleflerinin bu noksanlıkları gidermeleri veya tahammülü mümkün çok cüzi bir oranda eksiklik tespit edilmesi halinde bunun karşılığının yüklenicinin haletlerinin ödemeleri halinde tescil isteme hakkının oluşacağı gözetilerek bir karar verme yolu tercih edilmelidir. Bu yönler gözetilip yüklenicinin kişisel hak kazanıp kazanmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 20.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy