(743 S. K. m. 668) (766 S. K. m. 94) (Tapu Sicil Tüzüğü m. 85)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.3.2001 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.7.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan İrfan ...... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, mecra hakkı tesisine ilişkindir. Davacı kooperatif, tapuda adına kayıtlı taşınmazlarda, inşa ettiği konutların elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak amacıyla davalı taşınmazları üzerinden geçirilecek elektrik hattı için mecra hakkı kurulmasını istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalılardan İrfan hükmü temyize getirmiştir.
Medeni Kanunun 668. maddesinde gayrimenkul sahipleri yapılacak zarar tamamıyla ve peşin tazmin olunmak şartıyla mülkünün altından veya üstünden su yolu, gaz ve elektrik boruları geçirilmesine, bunların başka yerden geçirilmeleri imkansız olur veya çok fazla zararı mucip bulunursa, müsaade etmeye mecburdur hükmü ile mecra hakkı düzenlenmiştir.
Bu tür davalarda leh ve aleyhine mecra kurulacak taşınmazlar maliklerinin tümünün davada davacı ve davalı olarak yer almaları gereklidir. Bir kimse komşularından yasal şartlara uygun olarak izin almadan onların taşınmazlarından mecra geçiremez.
Bu irtifak hakkının kesintisiz bağlantısını sağlayabilmek için, enerjinin alındığı yerden getirildiği taşınmaza kadar aradaki mevcut taşınmazlardan bağlantı kurulması gerekir. Bunun için eğer ihtilafsız taşınmaz malikleri rıza gösterir ise, davacıya önel verilerek onlar hakkında tapuda akdi irtifak hakkı kurulduktan sonra davalı taşınmazı ile bağlantısı sağlanarak havai hattın geçirilmesi temin edilmelidir. Bu hat geçirilirken öncelikle enerji alınacak trafo ile davacı taşınmazları arasında geçişe uygun genel yollar var ise, bu yolların kenarına dikilecek direkler üzerinden geçirilecek havai hat tesisi suretiyle mecranın kurulmasının mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Eğer yollardan yararlanma olanağı yoksa o zaman olanaklar elverdiği ölçüde davalı parsellerinin sınırları takip edilerek ve parseller bölünmeden mecranın geçirilmesinin uygun olacağı seçenekler araştırılmalıdır. Bunlar yapıldıktan sonra mecranın değeri, sadece mecra kurulacak yer için değil, böyle bir zorunlulukla yükümlü tutulacak taşınmazın tümünde doğacak değer kaybının ve bu yüzden uğranılan zararın ve muhdesatın da değerlendirilmesi yapılarak hesaplanması gerekir.
Davacı kooperatifin Ezine Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/378 esas sayılı dosyasında açmış olduğu dava sonucunda mahkemece verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine 2001/98, 2001/99 ve 2001/100 esas sayılı dosyalarda üç ayrı dava daha açıldığı anlaşılmaktadır.
Mecra hakkının usulünce tesis edilip edilmediğinin denetlenebilmesi için öncelikle davacı kooperatif tarafından mecra hakkı tesisine ilişkin tüm dava dosyalarının birleştirilerek görülmesi gerekir. Sadece daha önce kendileriyle anlaşma sağlanamayan bir kısım parsel maliklerinin hasım gösterildiği bu dava ile sonuca gitmek biribirileriyle çelişir hükümlerin doğması da neden olabilir. Yukarıda açıklandığı biçimde araştırma ve inceleme yapılarak varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 6.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy