(743 S. K. m. 671)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 20.10.2000 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.8.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 124 ada 4 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısı olmadığını ileri sürerek, yola ulaşmak için 124 ada 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların uygun olanından geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile davacı parseli lehine, davalı hazineye ait 7 parsel sayılı taşınmazdan krokide B harfi ile gösterilen yerde geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalı hazine vekili temyize getirmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 671. maddesi uyarınca geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Anılan maddede Tariki amme çıkmak için kafi bir yolu bulunmayan gayrimenkul sahibi tam bir ivaz mukabilinde komşularından kendisine geçmek için münasip bir yerin terkini talep edebilir. Bu hak mülklerin ve onlara giden yolların evvelki hallerine göre bu yolun nereden geçmesi lazım geliyorsa oranın malikine ve icabında bu yolun açılmasından en az mutazarrır olan kimseye karşı kullanılır. Bu yolun tayininde iki tarafın menfaatleri gözetilir. hükmü yer almaktadır.
Bir irtifak niteliği arzetmekle birlikte, geçit hakkı isteminin dayanağının komşuluk hukuku ilişkileri olduğu söylenebilir. Bu nedenle de ihtiyaç saptanırken ve yol belirlenirken davacının subjektif koşullarına, kişisel arzularına göre değil objektif esaslara göre karar vermek gerekir. Bu taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin de bir gereğidir. Bu nedenle taraf menfaatleri gözetilerek araştırma yapılmalıdır.
Somut olayda, davacının yola ihtiyacı olduğu sabittir. Bunun için de 124 ada 7 parsel sayılı taşınmazdan genel yola bağlantı sağlanmıştır. Ancak, davacı parselinin kuzeyinde yer alan 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazlardan geçit verme olanağı araştırılmamış, Batıda yer alan 2 parsel sayılı taşınmazın ise geçit verilebilecek yerinde ağaç vs. olup olmadığı gösterilmemiş, böylece tüm alternatif yollar değerlendirilmemiştir. Yukarıda da açıklandığı gibi, taraf yararları gözetilerek, objektif esaslara göre en az zarar görecek taşınmaz üzerinden geçit hakkı tesis edilmesi gerektiğinden alternatiflerin tamamının değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece, açıklanan hususlar üzerinde durulmadan, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harç alınmadığından geri verilmesine yer olmadığına, 07.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy