(2981 S. K. m. 9, 10)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 7.12.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.3.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 25.10.1984 tarihli tapa tahsis belgesi kapsamında kalan yerin imar ıslah çalışmaları sonucu 8650 Ada 4 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğünü ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Tapu tahsis belgeleri bir mülkiyet belgesi olmayıp, yalnızca fiili kullanmayı belirleyen zilyetlik belgeleridir. Ancak 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 9. ve 10. maddeleri uyarınca imar planı yapılmış ve taşınmaz müstakil imar parseline bölünmüş, tapuya da işlenmiş ise bu belgeye dayanılarak tescil isteme olanağı doğar.
Davacıya, tahsis kararı ve tahsis belgesi 25.10.1984 tarihinde 5433 yevmiye numarası ile belediyece verilmiştir. Tapu tahsis belgesinin belediyeye ait 47 pafta 12093 parselde bulunan davacıya ait yapı nedeniyle verildiği ve tapu tahsis belgesindeki adres ile nizalı imar parselindeki adres aynı olduğu halde eski parsel numaralarının tutmadığı, esasen davacıya ait yapının belediye parselinde değil, Hazineye ait eski 33 pafta 2553 sayılı kadastro parselinde bulunduğu ve dava konusu 8650 Ada 4 sayılı imar parselinin de hazineye ait 2553 sayılı parselin şuyulandırılması sonucu
oluştuğu anlaşılmıştır. Bu yanlışlığın, tapu tahsis belgesinin verilmesine esas teşkil eden evrakların yeminli Özel Teknik Bürolarca hatalı hazırlanması sonucu meydana geldiği Kağıthane Belediye Başkanlığınca 5.3.1997 tarihli yazı ile bildirilmiştir.
8650 Ada 4 parsel, 17.3.1989 da ıslah imar planı uygulaması sonucu arsa niteliği ile hazine adına tescil edilmiştir. Beyanlar hanesinde kargir bina Ömer .......... belirtmesi yazılıdır. Bilirkişi raporlarında da, parsel numarası dışında tapu tahsis belgesindeki tüm bilgilerin davacıya ait binanın yerini doğruladığı açıklanmıştır.
Mahkemece, davacıya tapu tahsis belgesi verilen yerin parselasyon işlemi öncesinde de hazineye ait taşınmaz üzerinde kaldığı ve davalı idareye yapılmış bir imar affı başvurusu bulunmadığından davalı idarece tapu tahsis belgesi de verilmediği, bu nedenle belediyece verilmiş olan tapu tahsis belgesinin hukuken geçerli sayılamayacağı, davacı yararına hukuken geçerli bir tapu tahsis belgesi bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı adına düzenlenen tapu tahsis belgesi, belgeyi veren idare tarafından iptal edilmediğinden geçerliliğini korumaktadır. Tapunun beyanlar hanesinde de bu yolda kayıt bulunmaktadır. Tahsisi takiben arsa bedeli de davacı tarafından ödenmiştir.
3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10-/c-son maddesinde ıslah imar planı yapılmış veya yapılacak bölgelerde bu kanun kapsamına giren ve tapu tahsis belgesi verilen hazine arsa ve arazileri iktisap tarihine bakılmaksızın aynı amaçta kullanılmak üzere ilgili belediyelere devredilir hükmü yer almaktadır. Nizalı taşınmazın ıslah imar planında herhangi bir kamu hizmetine tahsis edilmediği, tahsis yapıldığına dair davalı tarafından bir savunma da ileri sürülmediğinin anlaşılmasına göre, şu durum da anılan madde uyarınca davanın kabulüne karar vermek gerekirken, aksine görüş ve düşünceler ile yazılı olduğu şekilde red kararı verilmesi isabetli bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen temyiz isteğinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 13.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildiği. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy