(743 S. K. m. 649, 650)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.7.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.9.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların murisine ait dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaz için murise arsa payı bedeli olarak bir kısım altın ve para verdiğini ve nizalı yerde murisle birlikte ev yapma konusunda anlaştıklarını, bu anlaşmaya göre, alt katı kendisinin üst katı ise davalıların murislerinin yapacağını, daha sonra kat mülkiyeti tesis edilerek herkesin kendisine düşen bağımsız bölüme ilişkin arsa payı tapusunun alınacağının kararlaştırıldığını, bu anlaşmaya göre kendisinin nizalı yerdeki binanın zemin katını yaptığını, tapu malikinin trafik kazasında ölmesi nedeniyle üst katın yapılamadığını, talebe rağmen davalı mirasçıların tapuyu vermediklerini, bu bina nedeniyle kendisi yararına Medeni Kanunun 650. maddesindeki koşulların oluştuğunu belirterek, nizalı 7 parselin tapusunun iptali ile muhik tazminat karşılığında arsa payının adına tesciline, bu talebi kabul edilmediği takdirde Medeni Kanunun 649. maddesi sebepsiz zenginleşme kurallarına göre arsa üzerindeki binanın keşifle tespit edilecek değerinin tazminat olarak fiili ödeme tarihine kadar yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme, Medeni Kanunun 650.maddesi koşullarının gerçekleştiğini kabul ederek dava konusu 7 parselin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar vermiş, hükmü davalı taraf temyize getirmiştir.
Medeni Kanunun 650.maddesinde binanın kıymetinin açıkça arsanın kıymetinden fazla olması halinde iyi niyetle hareket eden levazım sahibinin muhik bir tazminat karşılığında mülkiyetin kendisine verilmesini isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Bu madde ile binanın bulunduğu zeminin tapusu istenebilmektedir.
Somut olayda ise, davacı davalıların murisi Niyazi .... adına tapuda kayıtlı taşınmazda, murisle aralarındaki anlaşmaya göre, kendisine düşen bağımsız bölüme ait arsa payının iptali ile adına tescilini istemektedir.
Dosya kapsamına, iddia ve tanık beyanlarına göre, taraflar arasındaki anlaşmanın amacı, 7 parsel sayılı taşınmazda yapılacak binadaki bağımsız bölümün satımıdır. Kat Mülkiyeti Kanununa göre arsa paysız bağımsız bölümün tescili mümkün değildir. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın belirli bir arsa payının ve bununla bağlantılı bağımsız bölümlerin tapu dışı sözleşmelerle satışı geçersizdir. Davacı ile davalıların murisi arasında bu konuda yapılmış herhangi bir yazılı sözleşme mevcut değildir. Bu nedenle şifahi olarak yapıldığını iddia ettiği sözleşmeye geçerlilik kazandırmak ve amacına ulaşmak için Medeni Kanunun 650.maddesine dayanarak tapu iptali ile arsa payının adına tescilini istemiştir. Bina tüm arsa üzerinde inşa edilmiştir. Böyle bir binada ortak yerler bina maliklerine ait olacağına göre, davacı belirli bir bağımsız bölümü kendisinin inşa ettiğinden söz ederek ve ona tebaan belirli bir arsa payının kendi adına tescilini isteyemez. Konuyu düzenleyen yasa hükümleri varken olayda uygulama yeri olmayan Medeni Kanunun 650.maddesine dayanamaz. Anlaşmazlığın çözümünde hakimin öncelikle ilgili yasa hükmünü göz önünde tutarak bir karar vermesi gerekirken olayda uygulama olanağı bulunmayan Medeni Kanunun 650.maddesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy