(4721 S. K. m. 1027) (743 S. K. m. 935)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 20.12.2000 gününde verilen dilekçe ile tapuda baba ismi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.2.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, maliki olduğunu ileri sürdüğü dava konusu 472 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında Ahmet yazılı baba isminin "Ali" olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuş, mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Dava konusu taşınmaz, tapulama tutanağında yazılı edinme sebebine gere senetsizden, zilyedi bulunan Hasan Ö.'dan 1965 yılında satın alması nedeni ile 26.5.1971 tarihinde Ahmet oğlu Kemal E. adına tespit edilmiş, 18.7.1974 de kesinleşerek aynı kişi adına tapuya tescil edilmiştir. tespit malikinin doğum tarihi tapulama tutanağında 1939 olarak yazılıdır. Davacı ise nüfus kayıtlarına göre 1950 doğumludur. Şu duruma göre, 1965 yılında davacı 15 yaşındadır ve satın alma suretiyle taşınmaza malik olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Tapuda isim, soyisim, baba ismi v.b. gibi düzeltme davaları ile tapu kayıtlarındaki malike ait nüfus bilgilerinde yanlışlık olduğu takdirde bu kayıtların düzeltilerek nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesi amaçlanmıştır. Bu tür dava yolu ile mülkiyet nakline neden olunmaması gerekir.
O halde, mahkemece tespit bilirkişilerinden sağ olanlar var ise bunlar veya taşınmazı bilen yaşlı kişiler tanık olarak dinlenilmek suretiyle gerçek malikin sağlanması yoluna gidilmelidir. Ayrıca, zabıta aracılığı ile Ahmet oğlu Kemal E. isimli bir şahsın bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacının babası Ali'nin baba adının Ahmet olduğu da gözetilerek dede hanesinden itibaren nüfus aile kayıt tablosu getirilmeli, Nüfus müdürlüğünden tapu maliki olan kişinin kimlik bilgileri yazılmak suretiyle aynı yerde kayıtlı böyle bir kişi bulunup bulunmadığı etraflıca araştırılmalıdır. Bu yönler gözetilerek yapılacak araştırma ve inceleme sonucu oluşacak duruma göre mülkiyet nakline yol açmayacak şekilde sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz tanık beyanları ve eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülen temyiz isteğinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy