(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 363)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.1.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 4.10.2001 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 9.4.2002 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı Ali Ö. ve vekili Av. Aynur Onur geldiler, karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karar bırakıldı Bilahare dosya ve içersindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilen binada yükleniciye ayrılmış olan bağımsız bölümlerden çekişmeye konu olanının yükleniciden haricen satın alımına dayalı tescil isteminden ibarettir.
Mahkeme; inşaat seviyesi itibariyle davanın reddine karar vermiş, hükmü; davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargılama sırasında arsa sahibi davaya yanıt vermemiştir. Diğer davalı yüklenicinin vekilleri; davacının harici satıştan vazgeçtiğini, müvekkilinden teminat olarak aldığı 33.500 D.M tutarındaki senedi tahsile koyarak talebini bedele dönüştürdüğünü, esasen müvekkilinin arsa sahibinden tescil isteyecek durumda olmadığını, arsa sahibinin tespit yaptırarak inşaat seviyesinin % 57 olduğunu belirledikten sonra inşaat sözleşmesini fesh ettiğini belirterek davanın reddine savunmuştur. Davacının bedele yöneldiği hususunda kanıt sunmamıştır.
İlk bilirkişi raporunda; inşaat seviyesinin %70'lere çıktığı, halen aynı yüklenici tarafından inşaata devam edildiği, ifaya karşı çıkılmadığı, böylece feshin etkisizleştiği bildirilmiştir.
İkinci keşiften sonra sunulan raporda ise; inşaat seviyesinin %80'e çıktığı bildirilmiştir.
Bunun üzerine davacı vekili 3.10.2001 tarihli dilekçesinde, bu tarihten sonra inşaattaki eksikliklerin büyük bir kısmının tamamlandığını bildirmiş ve son celsede yeniden keşif yapılmasını talep etmiştir.
Şu hali ile inşaat sözleşmesinin halen ayakta olduğu, yüklenicinin edimlerini yerine getirmeye devam ettiği ve bu edimlerin arsa sahibince kabul edilmekte olduğu anlaşılmaktadır. Tespitten itibaren alınan raporlar; davacı vekilinin, inşaatın tescil istemeye olanak verecek ölçüde tamamlanmış olduğu şeklindeki iddiasını güçlendirmektedir. Bu itibarla davacı vekilinin yeniden keşif talebinin kabulü ile tescil isteme olanağı doğup doğmadığının yeniden araştırılması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine, ( 250.000.000 ) Lira duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine 9.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy