(818 S. K. m. 162, 355)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.6.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil, birleşen dava sözleşmenin iptali ve tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptal tescil davasının kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 11.12.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı arsa malikleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, arsa sahibi ile yüklenici arasında noterde düzenlenen inşaat sözleşmesi uyarınca,yükleniciye edim karşılığı bırakılan B Blok 29 numaralı bağımsız bölümü yükleniciden 14.3.1998 tarihli harici sözleşme ve 17.7.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil istemiştir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm arsa maliklerine usulüne uygun tebligat yapılmadığından savunma hakları kısıtlandığı gerekçesi ile bozulmuştur. Bozmadan sonra davayı takip eden bir kısım arsa malikleri 18.1.2000 tarihinde, yüklenici firmaya dava açarak, yükümlülüklerini yerine getirmediğinden kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshini ve A Blok 29 ile B Blok 29 numaralı dükkanların eksik yapılan iş ve kira alacaklarına karşılık kendi uhdelerine kaldığının tespitini istemişlerdir. Bu dava eldeki tapu iptal ve tescil davası ile birleştirilmiş ve sonuçta; Hatice K.'nin tapu iptal tescil davasının kabulüne, arsa maliklerinin sözleşmenin feshi ve tespit davasının reddine karar vermiştir. Hükmü bir kısım davalı-davacı arsa malikleri vekili temyize getirmiştir.
Dava, kişisel hakka dayanılarak açılan tapu iptal ve tescil, karşı dava inşaat sözleşmesinin feshi ve tespit davasıdır. Davacı Hatice K., yükleniciden eser sözleşmesi uyarınca payına düşen dükkanı satın almıştır. Yüklenici payını Borçlar Kanunun 162. maddesi uyarınca davacıya temlik etmiştir. Kural olarak yüklenici ve arsa sahibi kat karşılığı inşaat yapılması hususunda anlaştıklarında ve anlaşma koşulları yerine getirildiğinde yüklenici kişisel hak kazanır. Bu kişisel hakka dayanarak yüklenici arsa sahibinden inşaat anlaşması uyarınca kendisine bırakılan bağımsız bölümlerin mülkiyetlerinin adına nakledilmesini isteyebilir. Ya da Borçlar Kanunun 162.maddesi ve onu izleyen maddeleri hükmünce yazılı olmak koşulu ile arsa sahibinin onayını almaya gerek görmeden söz konusu kişisel hakkını üçüncü kişiye temlik edebilir. Yüklenici edimini yerine getirdiğinde üçüncü kişi yüklenici ve arsa sahibine karşı temellük ettiği kişisel hakkını ileri sürme olanağına sahiptir. Davacı Hatice temellük ettiği bu kişisel hakkına dayanarak tescil isteminde bulunmuştur.
Yukarıda belirtilen kural gereği yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirmesi, eksik bırakılan iş var ise bunu katlanılabilir oranda olup olmadığının saptanması ve bu eksikliğin yüklenici yada onun halefi olan davacı tarafından tamamlanma olanağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi var ise tamamlatılması veya bedeli belirlenerek bu bedelin arsa sahibine ödenmesi koşulu ile tescile karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; Mahkemece mahallinde yapılan keşifte; binaların tamamında yapılan işlerin tamamına oranı ( yani fiziki gerçekleşme ) % 95 ve sözleşmede arsa sahiplerine yapılması öngörülen işlerden, yapılanların yapılması gerekenlere oranı ise ( yani yüklenicinin edimi ) % 98 olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda tespit edilen eksik işlerin tamamlanması veya parasal değerinin hesaplattırılarak bu bedelin ödenmesi için davacıya mehil verilmesi gerekir. Diğer taraftan arsa malikleri, bir kısım eksikliğin kendileri tarafından yapıldığını savunduklarına göre, bu savunmaları dikkate alınarak, gösterecekleri delilleri toplanmalı ve eğer yüklenici yerine tamamladıkları eksik iş var ise bunlarında bedeli tespit ettirilerek, bu bedelin de ödenmesinden sonra tescile karar verilmelidir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik ve yetersiz inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-davacı bir kısım arsa maliki vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 14.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy