(743 S. K. m. 671) (4721 S. K. m. 747) (1086 S. K. m. 388)
Davacı, maliki bulunduğu 407 parsel sayılı taşınmazının genel yol ile bağlantısının bulunmadığını belirterek davalılara ait taşınmazlardan geçit hakkı kurulması isteğinde bulunmuştur.
Bir kısım davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacıya ait 407 parsel lehine davalılara ait 450, 378, 448 ve 449 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş,hüküm sadece aleyhine geçit kurulan 450 parsel numaralı taşınmaz maliki Y.Ö. tarafından, mahkemece belirlenen geçit bedeli yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Medeni Kanunun 671.maddesi, zorunlu geçit istemlerinde kurulacak yolun bedel karşılığı verilebileceğini belirtmiştir. Bu hükme göre,geçit kurulacak yerin ivaz bedeli;yol olarak verilecek yerin uzman bilirkişilerce belirlenecek değeri,bu yerde bulunan ağaç, ürün, bina... gibi muhdesatın değeri ile aleyhine geçit kurulacak taşınmazda geçit nedeniyle oluşacak değer düşüklüğü toplamından oluşur. Değer düşüklüğü ise, geçit kurulacak taşınmazın geçit kurulmadan önceki değeri ile geçit kurulduktan sonraki değeri arasındaki farktan ibarettir.
Somut olayda, geçit bedelinin belirlenmesine ilişkin olarak yapılan değerlendirmeler sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu geçit bedelini 191.84 metrekare yer için 12.978.000 TL,ortak kullanılan 190.75.metrekare yer için ise 12.904.238 TL olarak belirlemiştir. Yine dosyaya sunulan 25.05.2000 tarihli bilirkişi raporunda ise geçit kurulacak kısım itibariyle belirlenen değer 675.462.645 TL'dir.Her iki bilirkişi raporu ile belirlenen geçit bedelleri arasında büyük fark vardır. Mahkemece, bu çelişki giderilmeden ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanmadan hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; zeminde açık olan ve yol olarak kullanıldığı belirtilen kısım için belirlenen miktarın hariç tutulmak suretiyle geçit bedelinin belirlenmesi ve HUMK.nun 388. maddesi gereğince geçit bedelinin mahkeme veznesine veya mahkemenin belirleyeceği herhangi bir tevdi mahalline depo edilmeden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 15.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy