(2004 S. K. m. 206) (6183 S. K. m. 21)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.10.2000 gününde verilen dilekçe ile ihaleden satın alınan taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.1.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, haczin kaldırılması ve ihaleden satın alınan taşınmazların üzerindeki haciz ve ipoteklerden arındırılmış olarak tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dışı Nihat Genç'in maliki bulunduğu 400 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu bir kısım bağımsız bölümler üzerine 24.5.1995, 5.7.1995, 27.11.1995 ve 16.1.1996 tarihlerinde davacı banka lehine müştereken 56.000.000.000 TL tutarında ipotek tesis edilmiştir. Bu ipotekten önce taşınmazlar üzerinde herhangi bir kişi veya kurum lehine konulmuş haciz veya ipoteğin mevcut olmadığı görülmüştür. Davacı banka, kredi alacağından dolayı alacağının tahsili için Van 2.İcra Müdürlüğünün 1996/1601 sayılı dosyası üzerinden söz konusu ipoteklerin paraya çevrilmesi için icra takibinde bulunmuş; 20.4.1998 ve 30.4.1998 tarihlerinde yapılan ihalelerde ipotekli bağımsız bölümlerden 1, 6, 8, 9, 10 ve 11 numaralı daireler toplam 12.950.000.000 bedelle alacağına mahsuben davacı banka adına satın alınmış, açılan ihalenin feshi davasının reddedilerek ihalenin kesinleştiği anlaşılmıştır.
İhalenin kesinleşmesini müteakip icra müdürlüğünce düzenlenen sıra cetveline göre, satış bedeli ipotek bedelini dahi karşılamadığından diğer alacaklılara pay düşmediği belirtilmiş, sıra cetveli ilgililere tebliğ edilerek kesinleştirilmiştir. Bu işlemlerden sonra taşınmazların üzerindeki haciz, ipotek vs. her türlü takyidattan arındırılmış olarak davacı banka adına tescili talep edilmiş, ancak; Tapu Sicil Müdürlüğünce ipotek tesisinden sonra icra takibi aşamasında taşınmazlar üzerinde SSK ve Vergi Dairesi tarafından amme alacağından dolayı haciz konulduğu gerekçesi ile tescil yapılamayacağı bildirildiğinden davacı banka tarafından bu dava açılmıştır.
Dosya içerisindeki belge ve delillere göre 24.5.1995, 5.7.1995, 27.11.1995 ve 16.1.1996 tarihlerinde davacı banka lehine ipotek konulmasından sonra 13.7.1997 ve 3.3.1998 tarihlerinde SSK Van Sigorta Müdürlüğünün alacağından dolayı taşınmazlar üzerine haciz konulduğu, taşınmazların 20.4.1998 ve 30.4.1998 tarihlerinde yapılan ihale sonucunda davacı bankaya satışının yapıldığı, Vergi Dairesinin hacizlerinin ise ihaleden sonraki tarihlerde konulduğu, 11.6.1998 tarihli olduğu anlaşılmaktadır.
Bir taşınmaz üzerinde ipotek hakkına sahip olan alacaklı, taşınmazın paraya çevrilmesi halinde satış bedelinden bu taşınmaz malikinin diğer alacaklılarından önce alacağını elde eder. İpotekli alacaklardan önce ödenmesi gereken alacaklar bu kuralın istisnasını oluşturur. Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki 6183 Sayılı Kanunun 21/2. maddesine göre gümrük resmi, bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacakları o eşya ve gayrimenkulün bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan önce gelir. Bunun gibi İcra İflas Kanununun 206/1. maddesinde gümrük resmi, akar vergisi vs. gibi alınması gereken resim ve vergi o akar veya eşya bedelinden alındıktan sonra rehinli alacakların rüçhan hakları bulunduğu belirtilmektedir.
Davalı SSK Başkanlığı; kuruma borçlu Yeni Doya Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile Nihat Genç aleyhine 6183 sayılı yasa hükmüne göre yapılan takip sonucu dava konusu taşınmaz üzerine 13.11.1997 tarihinde haciz konulduğunu, daha sonra söz konusu gayrimenkulün ipotek alacaklısı davacı tarafından ihale neticesinde alacağına mahsuben satın alındığını belirterek 6183 sayılı kanunun 21/2. maddesi hükmü gereğince kurumun alacağının imtiyazlı alacak mahiyetinde olduğunu, satış bedelinin garameten paylaştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş ise de yukarıda açıklandığı üzere davalı SSK hacizleri davacı bankanın tesis ettirdiği ipotekten sonraki tarihlere rastlamakta olduğundan ve gayrimenkulün aynına ilişkin bulunmadığından, Van Vergi Dairesinin ise ihaleden sonraki bir tarihte haciz koydurduğu anlaşıldığından davalı vekillerinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanunun 13/J maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 06.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy