(3194 S. K. m. 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.3.2000 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.4.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, İstinye Köyü 360 ada 49 parsel sayılı taşınmazda davalıya ait 250/9190 hisseyi satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, ancak tapuda ferağ verilmediğini belirterek sözleşmeye göre davalı hissesinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkeme, satış vaadi sözleşmesinin 3194 Sayılı Yasanın 18/son maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Dava konusu, taşınmaz tapuda tarla olarak kayıtlı olup 250/9190 hissesi davalı adına kayıtlıdır. Taraflar arasında noterde düzenlenen 23.11.1999 tarihli satış vaadi sözleşmesinde de davalı 49 sayılı parselde maliki olduğu 250/9190 hissesinin tamamının satışını vaad etmiş, bedeli almış, zilyetliği de teslim etmiştir.
3194 Sayılı Yasanın 18. maddesinin son fıkrasında, "veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan, kat mülkiyeti kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm sanayii ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayrılacak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz." hükmü getirilmiştir. Bu hüküm, imar planı uygulamasına geçilmeyen yerlerde çarpık yapılaşmayı önlemeye yöneliktir.
Anılan hükümde imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ve satış vaadi sözleşmeleri yasaklanmıştır. Nizalı taşınmaz tapuda müşterek mülkiyet halinde ve tarla olarak kayıtlıdır. Davacı dayanağı sözleşmede ise, davalının 49 parsel sayılı taşınmazdaki 250/9190 oranındaki müşterek payının tamamının satışı vaad edilmiştir. Davacı da bu payın iptali ile adına tescilini istemektedir. Talep, anılan hükümde belirtildiği şekilde hisse bölünmesini içermeyip, davalı adına kayıtlı tüm hissesinin iptal ve tescili olup, sözleşme içeriği de aynı şekilde olduğuna göre, davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 18.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy