(7201 S. K. m. 35)
DavaVe Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.5.2001 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.12.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, miras yoluyla intikalen malik olduğu dava konusu taşınmaz üzerine 1979 yılında konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalıya usulüne uygun bir şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden yargılamaya katılmamıştır.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Dava konusu 29 parsel sayılı taşınmazdaki 12 numaralı bağımsız bölüm 1/2 hisse Ö. Z. U., 1/2 hisse G. U. adına tapuda kayıtlıdır. Dosyada mevcut veraset ilamına göre, tapuda 1/2 hissede malik olan muris Ö. Z. U. 1982 yılında ölmüş olup mirasçıları G. U., davacı ve G. U.'dur. Davacı 1/2 hisse sahibi Ö. Z. U. mirasçısıdır ve murisin davacı dışında başka mirasçıları da vardır. Hal böyle olunca Medeni Kanunun 581. maddesi uyarınca, bütün mirasçıların birlikte dava açmaları veya açılan davaya muvafakat etmeleri buda olmaz ise miras şirketine tayin edilecek bir mümessil huzuru ile davaya devam olunması gerekirken bundan zuhul ile yazılı olduğu gibi hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre ise; davalının tapudan bildirilen adresine yapılan tebligat adreste bulunamadığından bila tebliğ iade edilmiş, daha sonra aynı adrese 7201 sayılı Yasanın 35. maddesine göre, tebligat yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Anılan yasanın 35. maddesinde, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, bu adresini değiştirirse ve yeni adresini tebliğ yaptırmış olan mercie bildirmezse eski adresine 35. maddeye göre tebliğ yapılır. Somut olayda davalıya usulüne uygun yapılmış bir tebligat yoktur. Bu nedenle 35. maddeye göre tebligat yapılamayacağının gözetilmemesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy