(3402 S. K. m. 16) (4721 S. K. m. 715, 683) (743 S. K. m. 641, 618)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 9.1.2001 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni, kal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.1.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının Şamar Köyünde devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yere dükkan yapmak suretiyle haksız tecavüzde bulunduğundan müdahalenin menine ve kal'e, ayrıca nizalı yerin ekonomik yarar sağlayacak hale gelmesi nedeniyle de hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu yerin köylerinin ortak yararlanmasına ayrılan yerlerden olmayıp tescil harici yer olduğunu savunmuştur.
Mahkeme, nizalı kısmın köy yolu ve yol boşluğu olduğundan davacının müdahalenin meni ve kal davası açma hakkı olmadığı ve ayrıca bu yerin köy tüzel kişiliğine ait olup Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı Hazine bu hükmü, davalının yol boşluğuna haksız tecavüzünün sabit olmasına rağmen bu hususta red kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle temyize getirmiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanunun 16. maddesi ile Medeni Kanunun 641. maddesinde yollar kamu malları arasında sayılmıştır. Anılan hükümler kamunun ortak kullanmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine tahsis edilen yerlerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerler hakkında bir düzenleme getirmiştir. Yollar ve yol boşlukları kamunun ortak kullandığı yerlerden olduğundan hazinenin bu tür yerlerde genel dava açma yetkisi vardır.
Dava konusu yerin mahallinde yapılan keşifte paftasında yol, yol boşluğu olduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir. Davacı Hazinenin yukarıda da belirtildiği gibi bu tür yerlerde dava açma hakkı bulunduğuna ve davalının da yola tecavüzü sabit olduğuna göre müdahalenin meni ve kal talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru görülmemiş hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 18.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy