(1086 S. K. m. 1, 3, 8) (469 S. K. m. 3) (743 S. K. m. 612, 651)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 6.7.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil olmadığı takdirde rayiç bedelin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 19.3.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların murisi Rıfkiye B.'ın 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlardaki payını satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını belirterek öncelikle bu nedenle, olmadığı takdirde Medeni Kanunun 612 ve 651.maddeleri gereğince adına tescilini, tescil isteği kabul edilmediği takdirde de satın aldığı payın güncel değerinin tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını ve murisin ölümünden sonra vekili aracılığı ile yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tescil isteğinin dayanağı olarak dosyaya sunulan ve muris Rıfkiye B. ile davacı arasında 8.12.1972 tarihinde düzenlenen belgede, tescile konu taşınmazların bedelinin 15.000 TL olarak belirtildiğinden, davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tescili istenilen payın güncel değerinin tazmini isteğine ilişkin olup davacı, dilekçesinde davalılara karşı olan birden fazla istemini kademeli olarak belirtmiştir.
HUMK.nun 1.maddesine göre, genel mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi HUMK.nun 8.maddesinde, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi ise 469 Sayılı Mahkemeler Teşkilatı Kanununun 3.maddesinde gösterilmiştir. Kademeli istemlerde görevi düzenleyen açık bir kanun hükmü olmamakla birlikte niteliği itibarıyla seçimlik davalara benzediğinden bu tür davalarda görevli mahkeme HUMK.nun m. 3, I, c. I ve m. 3, II hükümlerine göre belirlenir.Buna göre görevli mahkeme, kademeli istemlerden hangisinin değeri fazla ise bu değere göre, istemlerden biri para ise bu paraya göre belirlenir.
Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırı 4146 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gereğince 23.6.1996 tarihinden sonra açılan davalar yönünden 100.000.000 TL'ye çıkartılmıştır. Aynı kanunun ek 3.maddesine göre 100.000.000 milyonluk bu sınır 1.1.1998 tarihinden itibaren de 200.000.000 TL, 1.1.2000 tarihinden itibaren de 400.000.000 TL olarak uygulanacaktır.
Somut olayda da istem, tescil ve tazminat olarak kademeli sunulmuştur.Tazminata konu payın bilirkişi raporu ile saptanan değeri dava tarihi itibariyle 200.000.000 TL'nin üzerinde olup, davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Belirtilen nedenle usul ve yasaya aykırı olarak verilen görevsizlik kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine 22.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy