(2981 S. K. m. 10)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.10.1988 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.12.2001 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 30.4.2002 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. Nurcan Kurtouğlu ile Karşı taraf vekili Av. Mehmet Uçum geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içersindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava; tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkeme; davanın kısmen kabulüne karar vermiş, hüküm; davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen bir zilyetlik belgesidir. İlgilisine ancak kişisel hak sağlayabilir ve salt tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin tahsis edilen adına tescilini sağlayamaz. Anılan belge ancak, bunu veren idarece taşınmazın bulunduğu yörede imar ıslah çalışmalarının yapılması, müstakil imar parsellerinin oluşturulup ifa olanağının doğması halinde tescil imkanı doğurabilir.
Uyuşmazlığa konu olayda ıslah imar planı uyarınca müstakil imar planı oluşturulmuş değildir. Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.2.2000 günlü nazım imar planında söz konusu taşınmazın "gecekondu önleme bölgesinde" kaldığının belirlendiği, 1.3.2001 tarihli encümen kararı ile de tasfiye kararı alındığı, bu doğrultuda davacıya Çobançeşme Sosyal Konutlarından daire tahsis edildiği, davacının tahsis belgesinin de aynı yerdeki diğer tahsis belgeleri gibi iptal edildiği dosya içersindeki kayıt ve belgelerden anlaşılmaktadır. Nitekim bu gelişmeler üzerine davacı idare mahkemesinde bu işlemlerin iptali için dava açmıştır. Bu durumda tahsis belgesi henüz ifa olanağı doğmadan iptal edilen, davacının davasının reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; infaza elverişli olmayacak şekilde 400 metrekare yerin tapuda 201.757 metrekare fundalık olarak kayıtlı 5 ada 54 sayılı parselden iptal ve tesciline karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine, ( 250.000.000 ) Lira duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 30.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy