(743 S. K. m. 671)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.10.2000 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.7.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacıya ait 186 parsel sayılı taşınmaz lehine dava dışı Salih Özkan'a ait 181 parsel sayılı taşınmazdan, daha önce açtıkları Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/627-736 sayılı dosyası ile geçit hakkı tesisine karar verilerek kesinleştiğini, söz konusu geçitin ulaştığı yerin daha önce tescil harici boşluk iken sonradan hazine adına arsa vasfı ile tescil edildiğini, böylece geçit yerinin yol ile bağlantısının kesildiğini ileri sürerek, dava dışı 181 parselden kurulan geçit yerinin devamı niteliğinde davalı hazineye ait taşınmazdan genel yola ulaşımı sağlamak amacı ile geçit hakkı tesisini istemiştir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Medeni Kanununun 671. maddesi uyarınca geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca, genel yola bağlantısı bulunmayan taşınmaz malikleri, komşularından kendilerine uygun bir yerin yol olarak terkini isteyebilirler.
Somut olayda, yukarıda da değinildiği gibi, davacının 186 parsel sayılı taşınmazı lehine komşu 181 parsel sayılı taşınmazdan 92 metrekarelik kesimde geçit hakkı kurulduğu ve bu geçit yerinin 181 parselin batısında yer alan köy boşluğuna ve oradan da genel yola ulaştığı hususu çekişmesizdir. Bu hükümden sonra, 181 sayılı parselin batısında yer alan tescil harici kısım 1443 metrekarelik arsa vasfı ile ve 1016 parsel numarası altında idari yoldan hazine adına tescil edilmiştir. İşte davacı şimdi, 181 sayılı parseldeki geçit yerinin 1016 parsel sayılı taşınmazdan da geçerek genel yola ulaştırılmasını istemektedir. Ne var ki; dosyada mevcut teknik bilirkişi İbrahim Sarı tarafından düzenlenmiş, 14.6.2001 tarihli rapor ve eki krokiye göre, dava konusu yerin hazine adına tescil edilen 1016 parsel sayılı taşınmazın güneyinde ve 178 ile 1016 sayılı parseller arasında sarı renkli kalemle boyalı A harfli yer olduğu, bu yerin ise, 1016 sayılı parselin tesciline ilişkin işlemler sırasında yol olarak bırakıldığı belirtilmiştir. A harfi ile gösterilen bu yolun davacıya ait 186 sayılı parsel için 181 sayılı parselden kurulan ve B harfi ile gösterilen geçit yerine de bağlantılı olduğu ve A harfli nizalı yerin batıda genel yola ulaştığı da krokiden açıkça görülmektedir.
O halde; geçit hakkı kurulmasına karar verilen A harfli yer paftasına göre zaten zeminde umuma ait yol olarak bırakılmış olup, davacının 186 sayılı parselinin de 181 sayılı parseldeki geçit yeri ile bu yola bağlandığı anlaşıldığından, davacının 181 parsel sayılı taşınmazdaki geçit yerinin devamı niteliğinde A harfli yerden geçit hakkı kurulmasını istemekte hukuki yararının bulunmadığı gözetilmeden, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy