(4721 S. K. m. 883)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 1.5.2000 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.3.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, nizalı taşınmazın murisi Ahmet Tamur'a ait iken intikalen kendisi ve diğer mirasçılara kaldığını, 1956 yılında konulan ipotek bedelini yatırmaya hazır olduklarını belirterek ipoteğin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı taraf temyize getirmiştir.
Bir davada davacı olma sıfatı, dava konusu hakkın sahibine aittir. Taşınmazlar hakkında açılacak davalarda ise, davacının ayni veya şahsi hak sahibi olması gerekir.
Somut olayda, davacı nizalı yerin miras yoluyla kendisine intikal ettiğini belirterek miras hakkına dayanarak ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Dosyada mevcut tapu kaydına göre, dava konusu 21 parsel sayılı taşınmaz Ahmet Tamur adına kayıtlı iken 5.4.2000 tarihinde 1157 yevmiye numaralı işlemle davacı ve diğer mirasçılar adına intikal işlemleri yapılmış ve aynı tarihte Hasbi Yıldırım adlı kişiye satılmıştır. Dava ise 1.5.2000 tarihinde açılmıştır. Dava açıldığı tarihte davacının nizalı taşınmazda ayni bir hakkı kalmamış olduğundan ve dava açma hakkı bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken bu yön gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz isteminin kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 08.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy