(1086 S. K. m. 38) (4721 S. K. m. 713) (743 S. K. m. 639)
Davacı temsilcisi tarafından, davalılar aleyhine 15.11.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.12.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı Hazine, davalılar adına tespit ve tescil edilen 271 ada 4 parsel sayılı taşınmazın dayanak tapu kaydı miktar fazlasının meradan elde edildiğini ileri sürerek, dayanak kayıt miktar fazlasının tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Dava konusu taşınmazın müşterek maliklerinden Şefik B. dosya içinde bulunan veraset ilamına göre davanın açıldığı tarihten önce 2.9.1997 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 1.6.1978 tarih 4/5 sayılı kararında da belirtildiği gibi, ölmüş kişiye karşı açılmış olan davaya, o kişinin mirasçılarına tebligat yapılmak veya davaya dahil edilmek suretiyle davam edilemez. Bu yön kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, ölmüş kişiye karşı açılmış davanın dava şartının (taraf ehliyetinin) bulunmamasından dolayı reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan; Mahallinde yapılan keşif ve uygulama sonunda, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 8.10.2001 günlü rapor ve krokide dava konusu 4 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ile işaretli 2000 metrekarelik kesiminin Toprak Tevzi Komisyonunca tanzim edilen paftada dere olarak sınırlandırıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, bu kesimin zilyetlikle iktisaba elverişli kuru dere olup olmadığı ve davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan bu kesime ilişkin davanın reddi de ayrıca doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy