(1086 S. K. m. 3)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.8.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması, elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.11.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, maliki oldukları 36 parsel sayılı taşınmazdaki şifalı suyun işletmeye açılması sebebiyle, davalı Belediye tarafından davalı Acar P.'a ait 1 parsel sayılı taşınmazda açılan yolu kullandıklarını ancak davalının bu yolu bozarak kullanımlarına engel olduğunu belirterek, davalının müdahalesinin önlenmesini, 36 parsel yararına 1 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını ve bozulan yol için davalı Belediye'ye 4 milyar lira ödemiş olmaları sebebiyle uğradıkları zararın tazmini isteminde bulunmuşlardır.
Davalılardan, Acar P., davacıların geçit ihtiyacının bulunmadığını, müdahale ettiği yerin kendi taşınmazı olduğunu ve davacıların yolun yapımı için herhangi bir bedel ödemediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, geçit ihtiyacının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, geçit hakkı kurulması ve tazminat isteğine ilişkindir.
Davacıların dilekçelerinde davalılara karşı olan birden fazla istemlerini aynı davada birleştirmeleri halinde objektif dava birleşmesi sözkonusu olur. Bu halde, davada birlikte açılan dava sayısı kadar talep sonucu ve müddeabih vardır. Mahkemenin birlikte açılan her bir dava için inceleme yaparak bir karar vermesi gerekir.
Somut olayda, davacıların yararına geçit hakkı kurulması isteğinde bulundukları 36 parsel sayılı taşınmazın genel yol ile bağlantısının bulunduğu, bir başka deyişle geçit ihtiyacının bulunmadığı bilirkişi raporu ile saptanmış olup mahkemece bu yöndeki istemin reddine karar verilmiş olması doğru ise de, davacıların diğer istemleri konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup davacılar vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenle yerinde görülmüş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 19.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy