(743 S. K. m. 639)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 8.1.2001 ve 1.3.2001 günlerinde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi ve kal, birleşen davada ise temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair verilen 16.11.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Ramazan Zama, hazine ve köy tüzel kişiliğini davalı göstererek açtığı davada nizalı taşınmazı 1993 yılında mal müdürlüğünden satın aldığını ve kendi tapulu taşınmazı hudutları içerisinde kaldığı düşüncesi ile 1995 yılında iyi niyetle bina yaptığını, binanın arsadan değerli olduğunu, köy muhtarlığının binanın yapımına zımnen muvafakatı bulunduğunun kabulü gerektiğini ileri sürerek, binanın bulunduğu kesimin davacı adına tescilini istemiştir.
Davacı köy muhtarı, Ramazan Zama aleyhine açtığı davada; davalının mal müdürlüğünden 1993 yılında 4010 metrekare yer satın aldığını, 1995 yılında ev ve samanlık inşaatına başladığını, inşaatın bir kısmını satın aldığı yer dışında köy tüzelkişiliğine ait araziye yaptığını, evin çevresini çitle çevirip bahçe haline getirdiğini, ikazlara rağmen bina inşasına devam ettiğini belirterek, davalının satın aldığı yer dışında kalan ve köye ait araziye müdahalesinin menini ve bu kısımdaki yapıların kalini istemiştir.
Her iki dava birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda mahkemece, Ramazan Zama'nın temliken tescil davasının kısmen kabulüne, köyün elatmasının önlenmesi davasının da kısmen kabulüne, kal isteminin reddine karar verilmiş, hükmü davalı hazine vekili temyiz etmiştir.
Dosyada mevcut tapu kayıtlarına göre, hazine adına kayıtlı 4010 metrekare arsa nitelikli taşınmaz 2886 sayılı kanun gereğince satışa çıkarılmış ve 13.6.1994 tarihinde dava dışı Mehmet Zama'ya satılarak adına tescil ve kendisine teslim edilmiştir. Mehmet Zama, 3.3.1998 tarihinde bu taşınmazın 2/4 payını üzerinde ipka ile 1/4 payını davalı Ramazan Zama'ya 1/4 payını da dava dışı bir kişiye tapudan satmıştır. Davacı (davalı) Ramazan'ın 1995 yılında inşa ettiği binanın 30.10.2001 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokiye göre, haritası düzenlenen ve satışı yapılan tapulu taşınmazın sınırları dışında tapusuz yerde kaldığı anlaşılmaktadır. Temliken tescil istemi ise tapulu taşınmazlarda söz konusu olabilir. Davacı Ramazan Zama'nın istemi şartları oluştuğu takdirde ancak Medeni Kanunun 639. maddesine göre inceleme konusu yapılabilir. Bu itibarla, krokide A harfi ile gösterilen 179.20 metrekarelik binanın bulunduğu kesimin temliken tescil yolu ile davacı Ramazan Zama adına tesciline dair hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmakla hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy