(4721 S. K. m. 1008, 1009, 1010) (743 S. K. m. 918, 919, 920) (Tapu Sicil Tüz. m. 54, 55, 56, 57, 58 )
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.7.2000 gününde verilen dilekçe ile muhtesatın tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.5.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, mülkiyeti dahili davalı Ali Ç. ile üçüncü kişilere ait, 1979 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın ikinci ve dördüncü katları ile arsasının 1/2 payının kendisine ait olduğu konusunda kesinleşmiş tespit kararı bulunduğunu ileri sürerek şimdi bu tespitin ve hakkın tapuya şerh edilmesini istemiştir.
Davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili davanın reddini savunmuş, davaya dahil edilen Ali Ç. davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme, davayı kabul etmiş hükmü davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili temyize getirmiştir.
Dava, muhdesatın ve arsa payının tapuya şerh verilmesi istemine ilişkinidir. Medeni Kanunun 918, 919 ve 920 maddeleri ile Tapu Sicil Tüzüğünün 54- 58 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; Medeni Kanunun 918 maddesinde belirtilen ayni haklar, 919. maddesinde sayılan şahsi haklar, 920. maddesindeki taşınmaz malikinin tasarruf yetkisini sınırlayan işlemler ve muvakkat tescil hakkındaki işlemler tapuya şerh edilebilir. Bunların dışındaki bir hususun tapuya şerh edilmesi mümkün değildir. Dava konusu istemin yukarıda açıklanan bu haklardan olmadığı dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 8.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy