(743 S. K. m. 4, 618)
Dava; yaylaya el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkeme; davanın kabulüne karar vermiş, hükmü; davalı Tütünlü Köyü vekili ile müdahil
Vakıflar İdaresi vekili temyiz etmiştir.
Taraf köyler diğer delilleri yanında 971 tarihli Vakıfnameye (davacı köy) ve 1168 tarihli şer i ilama (davalı köy) dayanmışlardır.
Mahkeme; gerek şer i ilamın gerekse vakfiyenin Cumhuriyet öncesi belgeler olmaları nedeniyle mülkiyet ya da tahsis belgesi olmadıklarından dikkate alınmadığını, kadim kullanma hakkının davacı köyde olduğunun anlaşıldığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
Bilindiği üzere bir yerin mera veya yayla sayılabilmesi için bu amaçla bir köy veya kasabaya tahsis edilmesi veya kadimden beri o yerin mera veya yayla olarak kullanıla gelmiş olması gerekir. Bir tahsis belgesi ile mera veya yayla olduğu ispat edilemeyen yerin ilgili köy veya şehir ahalisi tarafından kadimden beri bu amaçla kullanıldığı ispat edilebilirse bu kadim kullanım tahsis anlamına gelir ve dolayısıyla mera veya yayla iddiası kabul edilebilir. Uyuşmazlığa konu olayda taraflar vakfiye ve şer i ilama dayanmışlardır. Bu belgelerin Cumhuriyet öncesi belge olmaları kanıt olarak kullanılmalarını engellemez. Bu durumda vakfiye ve şer i ilamın hukuki durumları araştırılmalı, hukuken geçerli oldukları anlaşılan şer i ilam ve vakfiye zemine uygulanmalı, tarafların gösterecekleri tanıklar da arazi başında dinlenmeli, teknik bilirkişiye keşfi izlemeye ve infaza elverişli kroki düzenlettirilmeli, sonra tüm deliller ayrı ayrı ve birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bunlar üzerinde durulmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy