(1086 S. K. m. 62, 63)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.8.2001 gününde verilen dilekçe ile borcun olmadığının tespiti ve ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.9.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu taşınmazı ipotekle yükümlü olarak satın aldıklarını, daha sonra ipotek bedelinin ödenmesi nedeniyle davalıdan kaldırılmasını istediklerini, ancak kaldırılmadığını belirterek, borçlu olmadıklarının tespiti ile ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiştir.
Dava sonra 27.9.2001 tarihinde verdiği dilekçe ile, öncelikle borç miktarının tespiti için dava açacaklarından davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Mahkeme bu dilekçe nedeniyle resen dosyayı incelemiş ve davacı vekilinin feragatı nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacı vekili, kendisine verilen vekaletnamede davadan feragat yetkisinin olmadığını, sehven standart vekaletname suretini doldurarak mahkemeye verdiğini, yetkiyi aşan istemde bulunduğunu belirterek temyiz etmiştir.
Bir davada vekilin hangi işleri yapmaya yetkili olduğu mahkemeye ibraz edilen vekaletnamenin kapsamı ile tespit edilir. Bir dava vekaletnamesinde açıkça sayılmamış olsa bile HUMK.nun 62.maddesinde yazılı işlemleri vekil yapabilir. Ancak vekilin bazı işlemleri yapabilmesi için kendisine verilen dava vekaletnamesinde bu konuda özel bir yetkinin bulunması gerekir. Özel yetki verilmesini gerektiren işlemler HUMK.nun 63.maddesinde sayılmıştır. Bunlardan biri de davadan feragat yetkisidir. Bu durumda, vekilin davanın tamamından veya bir kısmından feragat edebilmesi için vekaletname de açık bir feragat yetkisinin olması gerekir.
Somut olayda, davacı vekilinin mahkemeye ibraz ettiği vekaletname, aslına uygun olduğunu belirterek kendisinin imzaladığı bir surettir. Ve bu surette davadan feragat yetkisi vardır. Ancak bu vekaletin aslı olan Ankara 20.noteri tarafından düzenlenen 27.3.2001 tarih 7425 yevmiye numaralı ve temyiz aşamasında ibraz edilen vekaletname de davadan feragat yetkisi yoktur. Vekaletin aslında olmayan bir özel yetki, mahkemeye ibraz edilen surette var olarak gösterilmiştir. Vekaletle verilen yetkiler vekaletnamenin aslına göre belirleneceğinden ve vekilin özel yetki gerektiren bir işlemi, yetkisi olmadığı halde yaptığı, asilin bu işleme icazeti konusunda herhangi bir bilginin bulunmadığı anlaşılmakla bu durumda davadan feragat geçerli değildir. Mahkemenin işin esasına girerek tarafların iddia ve savunmalarına göre inceleme yaparak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy