(1086 S. K. m. 409) (492 S. K. m. 7)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 13.2.2001 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait soy isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.10.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapuda murise ait soy isim düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Yargılama sırasında, 2.5.2001 tarihli oturumda taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. (H.U.M.K.nun 409/I)
Taraflardan biri dosyası işlemden kaldırılmış olan bir davayı üç ay içinde yenileyebilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay içinde yenileme talebinde bulunan taraftan hiçbir harç alınmaz. Buna karşılık dava, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenilenirse yeniden harç alınır. (H.U.M.K. m. 409/IV, Harçlar K.m. 7)
Yenileme talebinde bulunanın ödeyeceği bu harç, dava açılırken ödenmiş olan karar ve ilam harcının peşin ödenen bölümü ile başvurma harcıdır. Yani burada, yenileme talebinde bulunan tarafın başvurma harcı da ödemesi gerekir.
Davacılar vekili, 2.5.2001 tarihinde dosyası işlemden kaldırılan davayı yenilemiş ise de, yenileme dilekçesinde tarih olmadığı gibi, hakim havalesinde de tarih yer almamaktadır. Yenileme üzerine düzenlenen tensip kararında tarihin 10.7.2001 olduğu görülmektedir. O halde dava, dosyasının işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay geçtikten sonra, ancak üç aylık süre içersinde yenilenmiştir. Bu durumda davayı yenileyen taraftan H.U.M.K.nun 409. maddesi uyarınca harç alınması gerekirken alınmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yenileme dilekçesi üzerine, davacılar vekiline gereken harcı yatırması için mehil verilmesi ve sonra oluşacak duruma göre sonuca gidilmesi gerekirken, usulü bu işlem yerine getirilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy