(743 S. K. m. 671, 672)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.4.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.12.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ali Osman Ş. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 139 ve 140 parsel sayılı taşınmazlarına, davalılara ait 141, 346, 344 parsellerden geçit hakkı istemişlerdir. Mahkemece, 138 ve 139 parseller lehine, 141 parselden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü 141 parsel malikleri Ali ve Osman Ş. temyize getirmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 671. maddesi uyarınca geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Anılan maddeye göre, genel yola bağlantısı olmayan taşınmaz malikleri, komşularından kendisine uygun bir yerin bırakılmasını isteyebilir. Bu yol ihtiyacı, tarafların yararları, taşınmazı kullanım amaçları nazara alınarak objektif esaslara göre inceleme yapılıp saptanmalı, yolun verilmesinden en az zarar görecek taşınmaz üzerinden karşılanmalıdır.
Somut olayda; Davacılar 139 ve 140 sayılı parselleri yararına geçit hakkı kurulmasını istemiş iken, istekte yer almayan 138 parsel yararına da geçit hakkına hükmedilmesi doğru değildir. Bundan ayrı, 139 parsel yararına ana yola ulaşılıncaya kadar geçit sağlanması gerekeceği kuralından hareketle davalılara ait 141 parselin krokiye göre Batısını teşkil eden ve 54 metrelik uzunluğa sahip 140 parsele bitişik bölümünden devamla 141 parselin tüm Güney sınırını kat edecek biçimde geçit tesis edilmiş ise de; taraf menfaatlerinin denkleştirilmesi ve geçit hakkının getireceği külfetlere katlanmada öncelikle kişinin kendi taşınmazını kullanması hususunun çok daha uygun olacağı düşünülerek, 139 parsele erişimi sağlayan geçit için bu bölümde davacının bu parselin hemen Güney bitişiğinde yer alan 140 parsel üzerinden (keşifte düzenlenen krokiye göre yeşille boyalı yerden) geçit tesisi uygun olacağı düşünülmeden yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması yasaya aykırı olup açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine 09.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy