(2762 S. K. m. 27)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.2.1998 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin yazılması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.9.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu taşınmazların evveliyat kayıtlarında "S... B... Vakfı" şerhi olduğunu, 1/2 hisse sahibi Ali A.'ın taviz bedelini ödemesi nedeniyle bu hisse üzerindeki vakıf şerhinin kaldırıldığını, 1/2 hisse sahibi olan Recep A.'ın taviz bedelini ödememesi nedeniyle bu hisse üzerinde vakıf şerhinin durduğunu, ancak ifraz sonucu oluşan parsellere vakıf şerhinin yazılmadığını, taviz bedeli ödenmediğinden 1/2 hisse sahibi Recep A. hisselerine vakıf şerhinin yazılmasını istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme, nizalı taşınmazın iskanen davalılara verildiği ve vakıfla ilişkisinin kesilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Davacı yanın temyizi üzerine yerel mahkeme kararı, Dairemizce bozulmuştur. Mahkeme bozmaya uymuş, ancak bozma gereklerini yerine getirmemiştir.
Davacı, Mimar Sinan köyünde bulunan 490 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan 520 ada 3, 5, 6, 9, 10, 11 ve 13 parsel sayılı taşınmazlara evveliyat kayıtlarında bulunan vakıf şerhi yazılmadığından yazılmasını istemiştir. Bu tür davalarda vakıf şerhinin olmamasında veya kaldırılmasında menfaati olan kişilerin hasım gösterilerek dava açılması gerekir. Davacı ifraz sonucu oluşan ve vakıf şerhinin yazılmasını istediği taşınmazların maliklerinin tamamına husumet yöneltmemiştir. Vakıf şerhinin yazılması istenen nizalı taşınmazlarının maliklerinin hepsine husumet yöneltilip yöneltilmediği tespit edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması,
Yine bozma ilamında açıklandığı şekilde araştırma yapılmadığı görülmektedir. Dava konusu taşınmazların geldisi olan 490 olan parselin evveliyat kaydı 1.3.1932 tarih 485 numaralı tapu kaydı olup, bu kayıtta "S... B... Vakfı" şerhinin bulunduğu ve bu şerhin daha sonraki gitti kayıtlarına işlenmediği anlaşılmaktadır. Yine aynı mahkemece verilen Mimar Sinan Köyündeki başka bir taşınmazın ifrazı sonucu oluşan taşınmazlara işlenmeyen "S... B... Vakfı" şerhinin yazılmasına ilişkin 2000/255-763 sayılı karar Dairemizce onanarak ve karar düzeltme talebi reddedilerek kesinleşmiştir. Aynı vakfa ait kesinleşen bu karar davacı vekili tarafından yargılama aşamasında dosyaya ibraz edilmiştir.
Öte yandan Vakıflar Kanununda değişiklik yapılmasına dair 4.4.1995 tarih 4103 sayılı Kanunun 27. maddesinde "Vakfın türüne göre ayrım yapılmaksızın ( sahih, gayrisahih, tahsisat kabilinden v.b. ) mevcut mukataalı toprakların veya icareteynli gayrimenkullerin mülkiyetleri bu gayrimenkul hakkında İllerde Defterdarlık, İlçelerde Mal Müdürlüğü kıymet takdir komisyonunca takdir edilecek rayiç bedelinin %50 oranında hesap edilecek taviz karşılığında mutasarrıfına geçirilir. Taviz bedeli ödenmeden ortaklığın giderilmesi veya cebri icra yolu ile satışı yapılacak gayrimenkullerin taviz bedellerinin hesaplanmasında satış bedeli esas alınır." hükmü getirilmiştir.
Bu hususlar gözetilerek geldi kayıtlarında yer alan vakıf şerhinin gittilerine de yazılması gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasa aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy