(1086 S. K. m. 3, 4, 5, 6)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 8.2.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve müdahalenin meni, olmaz ise alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 1.11.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu bağımsız bölümün 1999 tarihinde noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesiyle satışının vaat edildiğini belirterek, anılan sözleşme gereğince tescil ve davalıların elatmalarının önlenmesine, bu olmadığı takdirde dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 5.500.000.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, satış vaadi sözleşmesindeki değerin 300.000.000 TL olarak belirlendiği sözleşmede gösterilen değer itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Davacı taraf taleplerinin kademeli olup, 5.500.000.000 TL'lık alacak istemleri bulunduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu beyan ederek hükmü temyize getirmiştir.
H.U.M.K. nun 3-6 maddelerinde bazı özel durumlarda dava değerinin ne olduğu, hangi miktar ve değer üzerinden görevli mahkemenin belirleneceği düzenlenmiştir. Davacının talebi kademelidir. Bu tür davalarda görevi düzenleyen özel bir hüküm bulunmamakla birlikte, buradaki durum seçimlik davalara çok benzediğinden H.U.M.K.nun 3. maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. Bu durumda kademeli olarak ileri sürülen taleplerden hangisinin değeri daha fazla ise, görevli mahkeme buna göre belirlenir. Kademeli taleplerden biri para ise mahkemenin görevi bu paraya göre belirlenir.
H.U.M.K.nun yukarıda anılan maddelerine göre, davacının isteklerinden birisinin değeri 5.500.000.000 TL olarak dava dilekçesinde gösterildiği ve keşif ile de 5.117.638.400 TL olduğu belirlendiğinden Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılması doğrudur. Mahkemenin bu hususu nazara almadan görevsizlik kararı vermesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 29.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy