(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.7.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamlarına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.8.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Daha önce davanın kabulüne dair verilen kararlar davalı Hazine Temsilcisinin temyizi üzerine Dairemizce 12.5.2000 ve 26.3.2001 tarihinde noksan soruşturma yönünden bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamlarına uyularak yeniden yapılan 4.7.2001 tarihli keşif sonucu davacının revizyon tapusuna göre kadastroca da noksan tespit edilen 12.58. Metrekarelik kısmın davalı Hazine adına kayıtlı 45 sayılı parselden iptali ile davacı adına tesciline, ayrıca nizalı kesim üzerinde davacının 3402 Sayılı Yasanın 13 ve 14. maddeleri gereğince zilyetlik koşulları gerçekleştiği nedeni ile davanın kabulüne dair verilen karar davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 19 ve davalı 45 sayılı parseller 9.11.1990 tarihinde müfrez tapu kaydı ve krokilerine göre kadastroca tahdit edilmiştir. Davalı Hazine adına kayıtlı 45 sayılı parsel dayanak krokisinin fenni sıhhati haiz olmadığı, bu nedenle şeklen faydalanıldığı, belirtilmiş ise de, komşu kayıtların revizyon tapularına göre fazla miktarda tahdit görüp görmediği komşu kayıtların kapsamaları bozma ilamında araştırılması gerektiği belirtilmesine rağmen bu husus araştırılmadığı gibi 26.3.2001 tarihli bozma ilamında davalı Hazinenin revizyon tapusu 368 metrekare olup kadastroca 373.93 metrekare olarak tespit gördüğü, davanın bu fazla kısım için yerinde olup olmadığı yönü üzerinde durulması belirtilmesine rağmen bu yön üzerinde de durulmamıştır.
Kabule göre de; davalı 45 sayılı parselin revizyon tapusu davalı Hazine adına kadastrodan önce tapuda kayıtlı olup, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 13 ve 14. maddelerinin davada uygulanma imkanı bulunmadığı halde yazılı şekilde verilen kararın yeniden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy