(4721 S. K. m. 713) (743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 16)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.10.1997 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 9.11.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Aslanbey Köyü, Dedebaşı Köyü mezrası iken 1995 yılında ayrılarak müstakil köy haline geldiğini, kendi köy sınırları içinde kalan ve 1963 yılında yapılan tapulama tespiti sırasında tescil harici bırakılan meralarının, davalılar tarafından vergi kaydına istinaden hükmen adlarına tescil ettirdiklerini, tescil davasında nizalı yere uygulanan davalılara ait vergi kaydının dava konusu 202 parsele ait olmayıp, Demirciler köyü sınırları içinde başka yere ait olduğunu ve tapusunu aldıkları vergi kaydını ikinci kez meraya uygulatarak hile ile tapu aldıklarını, 1995/271 Esas ve 1995/348 Karar sayılı tescil dosyasında Aslanbey ve ayrıldığı Dedebaşı Köyünün taraf olmadığı için bu kararın kendilerini bağlamayacağını belirterek, köy sınırları içinde kalan 202 parselin iptali ile köylerine ait mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkeme, nizalı yerin davalılara ait vergi kaydı kapsamı içinde kaldığı ve mera ile bir ilgisi bulunmadığı gerekçeleri ile davayı red etmiş, hükmü davacı köy vekili temyize getirmiştir.
Mera uyuşmazlıklarının çözümünde, 1965 tarih 4/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi köy, belediye veya diğer mülki idare sınırları dikkate alınmadan, nizalı yerin mera olup, olmadığı araştırılmalı ve niteliği belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı köy bu yerin mera olması nedeniyle kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakıldığını, davacıların çok sonra buraya ait olmayan ve başka parsele uygulanan vergi kaydına dayanarak Medeni Kanunun 639 maddesi gereğince tescil davası açıp, 202 parseli adlarına tescil ettirdiğini iddia etmiştir. Davacının bu iddiası yeterince incelenmemiştir. Davacıdan bu iddiası ile ilgili deliller istenmeli, 202 parsele komşu olan parsellerin tapu kayıt ve dayanakları getirtilmeli, davalıların dayandığı 1948 tarih 1 numaralı vergi kaydının başka yere uygulanıp uygulanmadığı ilgili mercilerden sorulmak suretiyle araştırılmalı Kadastro Mahkemesinin 1981/7 Esas, 1982/88 K. Ve 1981/8 Esas, 1982/87 Karar sayılı dosyaları getirtilip evrak arasına konulduktan sonra yöreyi iyi bilen, taraflarla ilgisi olmayan köylerden seçilecek yaşlı mahalli bilirkişiler ve uzman bilirkişiler eşliğinde tekrar mahallinde keşif yapılarak kayıtlar uygulanmalı ve raporlar alınmalı, nizalı yerin öncesinin ne olduğu ve ne şekilde kullanıldığı açıkça belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu nedenlerle eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine 23.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy