(4721 S. K. m. 747) (743 S. K. m. 641)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.8.1997 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davalılardan Ahmet U., yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen 13.12.2001 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı Mevlüt Ç. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 11.6.2002 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Mevlüt Ç. vekili Av. Nilgün Atıcı ile karşı taraftan davacı Nevzat E. ve vekili Av. Hediye Sargın ve davalı Ahmet U. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava; geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Mahkeme; davacıya ait 4 parsel sayılı taşınmaz lehine davalılara ait 6 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit tesisine karar vermiş, hükmü; 20 parsel sayılı taşınmazın maliki davalı Mevlüt Ç. vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına, yapılan yargılamaya ve toplanan kanıtlara göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; ölçü krokisinde ve zeminde, var olup da paftasına intikal ettirilmeyen yolun davacıya ait 4 ve 21 parsel sayılı taşınmazların doğu sınırı için de söz konusu olup, olmadığı bilirkişi raporunda açıklanmamıştır. Şayet hükme konu geçit yerinin bağlandığı yol, davacı taşınmazları hududu itibariyle de ölçü krokisinde yer alıyor ve zeminde de mevcut bulunuyorsa davacının aynı yola davalı taşınmazı üzerinden çıkmak istemesi kabul edilemez. Öte yandan paftada dere olarak yer alan kesimden yol olarak yararlanmanın mümkün olup, olmayacağı üzerinde de durulmamıştır. Şayet bu yer kuru dere niteliğinde olup burdan yol olarak yararlanmak mümkün ise yine davacının gerçek ve samimi bir yol ihtiyacından söz edilemez. Bu bakımdan; davacının yeterli yolu olup olmadığı gereği gibi araştırılmadan yazılı olduğu şekilde geçit tesisine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine, 250.000.000 Lira duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Mevlüt Ç.'e verilmesine 11.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy