(3402 S. K. m. 12, 16) (4721 S. K. m. 912, 999) (2942 S. K. m. 35)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 2.8.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen 31.12.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı idare vekili 2.8.2000 tarihli dilekçesi ile 181 parsel sayılı tren yolu hattı ve istasyon binaları cinsi ile tapuda kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, davalıların ise komşu 272 numaralı parselin maliki olduklarını 1967 yılında tapulama çalışmaları sırasında mevcut T.C.D.D. Genel Müdürlüğü istimlak planlarına gereği gibi riayet edilmemesi neticesi yaklaşık 320 metrekare yerin yanlışlıkla davalı parsel içerisinde kalacak şekilde tescil edildiğini, beyanla T.C.D.D. Genel Müdürlüğü istimlak planı içinde kalan ve halen kamu hizmetine tahsisli bulunan kesimin iptali ile kurum adına tescilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacı, kamu malı niteliğinde olduğunu beyanla tapu iptali istemiş ise de 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16.maddesinde kamu mallarının durumu belirtilmiş olmakla Kadastro tespitinden sonra tapu kaydının oluştuğu tarihten bu yana davalı lehine zilyetlikle mal edinme koşulları oluştuğu gibi 3402 Sayılı Kadastro Kanununda ve diğer yasalarda belirtilen hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı idare vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava, kamu malı niteliğinde olma sebebine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. 3402 Sayılı Kanunun 16.maddesi, dava tarihinde yürürlükteki Medeni Kanunun 912.ve yeni Medeni Kanunun 999.maddeleri gereğince kamu malları tescile tabi olmadığı gibi özel mülkiyete de konu teşkil etmez. Ayrıca 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 35.maddesi gereğince yol ve bunun gibi kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikler tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz. Bu nedenle kamu malı olduğu iddiası ile kamu hukuku kurallarına tabi taşınmazlar hakkında Hazine veya İdare tarafından açılan iptal davaları 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde belirtilen hak düşürücü süreye tabi değildir. Bu husus Hukuk Genel Kurulunun 23.11.1988 tarih 1988/1-825 Esas ve 1998/964 karar sayılı İçtihadında ve 8.5.1987 tarih 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde açıkça belirtilmiştir. (Yargıtay Kararlar Dergisi Nisan-1989 S=464 v.d.)
Bu nedenlerle işin esasına girilerek tarafların delilleri incelendikten sonra neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine dair verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 20.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy