(4721 S. K. m. 651)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 6.4.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Hüseyin Y.'ın davasının reddine, Bektaş Y.'ın davasının kabulüne dair verilen 9.11.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 146 parsel sayılı taşınmazlarına yaptıkları binanın 144 parsel sayılı davalılara ait taşınmaza taşkın olduğunu, binayı iyi niyetle yaptıklarını ileri sürerek, davalılar taşınmazına taşkın kesim için temliken tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, temliken tescil koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı Hüseyin Y.'ın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davasının reddine, yapılan binanın değerinin zemin değerinden fazla olduğu ve davacının binayı yaparken iyi niyetle hareket ettiği gerekçeleriyle davacı Bektaş Y.'ın davasının kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Kanunun 651. maddesi uyarınca temliken tescil isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca, tescile karar verebilmek için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Başka bir anlatılma bina yapılırken bina sahibinin iyi niyetli olmasına (sübjektif koşul) ve bina değerinin zemin değerinden açıkça fazla bulunmasına (objektif koşul) bağlıdır.
Somut olayda, davacı çapa bağlanmış taşınmazı üzerinde bina yaparken komşu taşınmaza elatmıştır. Mülkiyet hakkı sahibi, bu hakkını kullanırken objektif özen yükümlülüğü altındadır. Kendi taşınmazının sınırlarını aşarak, hiçbir yasal dayanağı olmadan bir başkasının mülkiyet alanına girmesi iyi niyet kuralları ile bağdaşmaz. Mülkiyet hakkını aşkın kullanımın sonuçlarına katlanması gerekir. Bu durumda temliken tescilin sübjektif koşulunun gerçekleştiğinden söz edilemez.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde davacı Bektaş Y.'ın iyi niyetli olmadığının kabulü ile bunun davasının da reddine karar vermek gerekirken, aksi düşüncelerle kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy