(4721 S. K. m. 599, 1027)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 21.8.2001 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim ve soyadı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.12.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapuda isim ve soyadı düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu 847 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında adının yanlışlıkla Eşe Çiftçi olarak yazıldığını ileri sürerek Dudu Köşker olarak düzeltilmesini istemektedir. Dosya içerisindeki tapulama tutanağının incelenmesinden; dava konusu taşınmazın müşterek muris Hacı Osman'dan karısı Zeynep ve evlatları Kazım, Mustafa, Hasan, Ayşe, Eşe ve Elif ile murisin kendisinden evvel ölen kızı Hatice'nin çocukları Mehmet ve Dede'ye intikal ettiği, mirasçılar arasındaki rızai taksim sonucu Hacı Osman kızı Eşe'ye isabet ettiğinden Eşe Çiftçi adına 28.5.1960 tarihinde tespit edildiği görülmüştür.
Nüfus kayıtlarına göre de davacının 1341 doğumlu ve halen sağ görünen Eşe Çiftçi isimli bir kardeşi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, her ne kadar tanık beyanlarına ve zabıta soruşturmasına itibar edilmiş ve davacı Dudu Köşker ile tapu maliki Eşe Çiftçi'nin aynı şahıs olduğuna kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamına, mevcut delil durumuna göre mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurulması için yeterli değildir. Mahkemece, öncelikle hayatta olan diğer (Hacı) Osman Çiftçi mirasçılarının da beyanlarına başvurularak tapulama tutanağında belirtildiği üzere Hacı Osman mirasçılarından, rizai taksime iştirak etmiş, kayıt maliki Eşe Çiftçi isimli bir kişinin mevcut olup olmadığı, mevcut ise, sağ olup olmadığı araştırılmalıdır. Böyle bir şahsın gerçekten varlığı halinde bu tapuda kayıt düzeltim davasının dinlenmesi mümkün değildir. Bu durum ancak, kayıt maliki veya mirasçıları hasım gösterilerek açılacak bir tapu iptali ve tescil davasına konusu olabilir. Bu husus düşünülmeden ve tapulama tutanağındaki tespite ilişkin bilgilerin aksi kanıtlanmaksızın eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy