(4721 S. K. m. 1027) (743 S. K. m. 935)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 29.3.2001 gününde verilen dilekçe ile tapuda murisin baba adı ve soyadının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.2.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Kabev mıntıkasında bulunan 141 parsel sayılı taşınmazda hissedar murisi Circi'nin baba adı ve soyadı yazılmadığından nüfus kaydına göre yazılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Medeni Kanunun 935. maddesinde düzenlenen tapudaki düzeltmelerin yapılması için ad, soyadı vs.nin düzeltilmesi istenen kişinin tapuda malik olması gerekir. Başka bir ifadeyle ad, soyadı v.s.nin düzeltilmesi sonucu malik hanesin de değişiklik yapılamaz.
Dava konusu 141 parselin sadece son durumu gösterir tapu kaydı dosyada mevcuttur. Bu kayda göre Mikail oğlu Circi B. adına veraseten iştirak olarak kayıtlı hissede 20.12.2000 tarihinde intikal yapılmıştır. Ayrıca 30.12.1966 tarih 2857 yevmiye ile ipka olarak edinme sütununda belirtme yapılan Circi bakiye veresesi adına kayıtlı 42/120 hisse vardır. İşte davacı bu hissede malik gözüken Circi'nin baba adının ve soyadının yazılması suretiyle tapu kaydında düzeltme istemektedir. Dosyada tapunun ilk tesis tarihinden itibaren tüm tedavüllerini intikalleri gösteren kayıtlar ve bunların dayanak belgeleri yoktur. Ayrıca, muris Circi B. (S.) adına alınan veraset ilamında murisin 1918 yılında öldüğü ve nüfusa kayıtlı olduğu yer belirtilmesine rağmen, bu nüfus kaydı ilgili makamdan istenmemiş, iddia hakkında doğum tarihi 1932 olan tanık dinlenmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, mahkemenin yaptığı araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu nedenle, mahkemece, murise ait anne, baba kardeşler ve çocuklarını gösterir aile nüfus kayıt tablosu ve dava konusu taşınmazın ilk tesis tarihinden itibaren tüm tedavülleri ve dayanağı olan belgeleri ilgili yerlerden getirtilmeli, zabıta marifetiyle muris ile tapu malikinin aynı kişi olup, olmadığı araştırılmalı, murisi tanıyan veya bilen yaşlı tanık ve bilirkişi beyanlarına başvurulmalıdır. Ayrıca davacının bu konuda göstereceği diğer delillerinde incelenmesi sonucu; tapu maliki ile murisin aynı kişi olduğu hususu tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle yerinde görülen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 27.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy