(4721 S. K. m.747) (743 S. K. m.671)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 23.9.1991 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.4.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Ayşe G. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, genel yola bağlantısı bulunmayan 217 parsel sayılı taşınmazı lehine davalılara ait komşu taşınmazlardan geçit kurulmasını istemiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuş, bir kısmı da davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacı parseli lehine 218 ve 1505 parseller aleyhine geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü 1505 parsel sayılı taşınmaz paydaşı Ayşe G. vekili temyiz etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Medeni Kanunun 671.maddesinin amacı; yola bağlantısı olmayan taşınmaz malikinin, genel yola kesintisiz bir şekilde çıkışının taraf taşınmazlarının özellikleri ve tarafların menfaatleri gözetilerek bir tarım aracının geçebileceği 2,5-3 metre genişlikte yol ile sağlanmasıdır.
Somut olayda, hükme esas alının 8.5.1995 tarihli bilirkişi raporunda geçit güzergahı 218 parselde F ve B harfleri arasında, 1505 parselde batıda B ve C, kuzeyde C ve D harfleri arasında kahverengi ile gösterilmiş olduğu halde geçitin kesintisiz olması ilkesi gereği B ve C harfleri arasında kalan kesim için geçit kurulmasına hükmedilmemiştir. Ayrıca, geçitin paftada yer alan genel yola kadar ulaştırılması gerekirken bilirkişi raporu, pafta örneği ve tapu kayıtlarından bir kısım davalı ve dahili davalılar adına tapuda özel yol olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılan 1064 parsel aleyhine de geçit hakkı kurularak genel yol ile bağlantının sağlanması gerekirken 1505 parsel ile 1064 parsel sınırında geçit sona erdirilmiştir. Bu hususların gözetilmemesi doğru değildir.
Diğer yandan; 2,5-3 metre genişliğindeki bir geçitin ihtiyacı karşılamaya yeteceği düşünülmeden 3,5 metre genişliğinde geçit kurulması da keza yerinde değildir.
Bir diğer husus da, dava 1991 yılında açılmış elde olmayan nedenlerle 9-10 yıl sonra hüküm tesis edilebilmiştir. Dava tarihindeki değerlere göre hesap edilen geçit bedeli günün ekonomik şartları ve paranın alım gücü karşısında yetersiz kalmış, bu hususta davalı tarafın yararı gözetilmemiştir. Hükmedilen bedel tam ivaz karşılığı olması gerektiğinden, taraf yararları, davalının yüklendiği külfet ve buna karşılık davacının bundan edindiği yarar da gözetilerek hakkaniyete uygun bir şekilde güncelleştirilecek bir geçit bedeline hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece, açıklanan hususlar üzerinde durulmadan, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün temyize gelen davalı Ayşe Gülez yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyize gelen Ayşe Gülez yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 3.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy