(743 S. K. m. 709)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 3.4.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.10.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Tapu sicil Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, maliki bulunduğu 820 parsel sayılı taşınmazı aleyhine, 197 ve 193 parseller lehine kadastro kayıtlarına göre, Fransız kayıtlarından kalma bir yol kaydı çıktığını ve geçit hakkı şerhi bulunduğunu, esasen zeminde yol olarak görülmeyen bu geçit hakkının temin eylediği menfaati tamamen kaybettiğini ileri sürerek kaldırılmasını istemiştir.
Davalı hazine vekili husumet itirazı ile birlikte davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı hazine vekili temyiz etmiştir.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden Medeni Kanunun 709. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, irtifak hakkı temin eylediği menfaatleri büsbütün kaybetmiş ise, kendisine külfet tahmil edilen gayrimenkulün sahibi bu hakkın terkinini isteyebilir. Ancak geçit hakkının iptali istemli bu tür davanın, lehine geçit hakkı bulunan taşınmazların maliklerince yöneltilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan, Tapu Sicil Müdürlüğü ve köy tüzelkişiliği aleyhine açılan davada yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 07.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy