(818 S. K. m. 355)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.9.1990 gününde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen 13.3.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı İ. ve M. T. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, arsa malikiyle yüklenici arasında düzenlenmiş eser sözleşmesi uyarınca yapılan binada yükleniciye edim karşılığı bırakılan bağımsız bölümlerden çekişmeli olanını yükleniciden satın aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı arsa malikleri M. T. ve İ. T. vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve yapılan yargılamaya göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yüklenicinin eser sözleşmesinde yükümlendiği iskan ruhsatının alındığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosyaya ibraz edilen 14.1.2002 tarihli iskan ruhsatının 8, 11 ve 14 numaralı bağımsız bölümlere ait olduğu, eser sözleşmesi gereğince arsa maliklerine bırakılan tüm bağımsız bölümlerin iskan ruhsatlarının alınmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; daha önceki bozma ilamlarında da belirtildiği üzere, eser sözleşmesinde iskan ruhsatını almayı üstlenen yükleniciye bu yükümlülüğünü yerine getirmesi için önel verilmesi; onun bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde yüklenicinin halefi olarak davacıya iskan ruhsatı alması için yetki verilerek iskan ruhsatının alınmasının temin edilmesi, bu yolla iskan ruhsatının alınamaması halinde ise; davacının iskan ruhsatı isteğinin belediyece haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek idari yargıda açmış olduğu davanın sonucu beklenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmaksızın yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy