(1086 S. K. m. 7, 8, 76) (743 S. K. m. 618) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 25.12.2001 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.3.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hatun Kes tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 25.12.2001 tarihli dilekçesi ile davalıların oğlu ve gelini olduğunu, ancak boşandıklarını, geçici olarak oturmalarına izin verdiği tapulu dairesinden tahliyelerini istemiştir.
Davalı, Hümmet eşyalarını boşaltacağını beyan etmiş, diğer davalı ise dava konusu taşınmazda kira vermeden oturduklarını davacının torunu olan iki çocuğunun bulunduğunu ve gidecek bir yerinin olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne fuzuli şagil durumunda bulunan davalıların taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
HUMK. 76. maddesi gereğince hukuki tavsif mahkemeye ait olup dava eski Medeni Kanunun 618, yeni Medeni Kanunun 683. maddesi gereğince tapu kaydına dolayısı ile mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkindir. Bu nedenle HUMK 7/1. maddesi gereğince, mahkemenin dava konusu taşınmazın davanın açıldığı tarihteki değerinin resen araştırılarak HUMK 8/1. maddesindeki ana kurala göre öncelikle görevli olup olmadığını, belirlemesi gerekirken kamu düzenine ilişkin görev konusundaki dava şartı incelenmeden davanın esasına dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 10.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy