(4721 S. K. m.193) (743 S. K. m.160, 169)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.3.2001 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.1.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davacıya ait taşınmazdaki ipotek kaydının miras bırakan kocasının davalı S.S.Özalp Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifi aracılığı ile Halk Bankasından aldığı kredi borcu nedeniyle davalı kooperatif lehine konulduğunu, ipotek kurulurken Medeni Kanunun 169. maddesi gereğince hakim izni alınması icap ettiği halde alınmadığı gerekçesi ile ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkindir.
Mahkemece, ipotek kurulurken hakim izni alınmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı kooperatif temsilcisi tarafından temyize getirilmiştir.
Medeni Kanunun 160. maddesinin sadece borçlandırıcı işlemleri kapsadığı yargısal uygulama ve öğretide genel kabul görmektedir. Oysa ipotek işlemi borçlandırıcı işlem değil tasarrufi bir işlemdir. Bu nedenle, davacının miras bırakan kocasının borcundan dolayı davalı kooperatif lehine kurulan ipoteğin geçerliliği için Medeni Kanunun 169. maddesi uyarınca hakim onayına gerek bulunmamaktadır. (Ali Suat Ertosun, Medeni Kanunun 169 ncu maddesi üzerine bir inceleme, Yargıtay Dergisi, Ocak-Nisan/1991, C:17 S.1-2) Mahkemece, bu yön göz önüne alınmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy